www.hazretimehdi.com
ana sayfa- site haritas�
 
 

 

AH�R ZAMAN �AHISLARI
(Hz.�sa, Hz.Mehdi (a.s.), Deccal)

DECCAL'�N HZ. �SA VE HZ. MEHD� (A.S)'N�N TANINMASINI ENGELLEMEK ���N �ZLEYECE�� Y�NTEMLER

Ahir zaman, din ahlak�n�n gere�i olan d�r�stl���n, adaletin, ihtiya� i�inde olan�n korunmas�n�n, mazlumlar�n haklar�n�n g�zetilmesinin, sadaka vermenin, merhametli ve ho�g�r�l� olman�n gittik�e azald��� bir d�nemdir. Bu erdemlerin yerini yalan, sahtekarl�k, ac�mas�zl�k, ge�imsizlik, bencillik, sald�rganl�k alm��t�r. Yard�msever olman�n bir t�r safl�k olarak alg�land���, d�r�st olman�n gereksiz, merhametli ve yumu�ak huylu olman�n garip kar��land���, adaletin sa�lanmad���, zulm�n ve haks�zl���n yayg�nla�t��� b�yle bir ortamda insanlar neyin iyi neyin k�t�, neyin do�ru neyin yanl�� oldu�unu ay�rt etmekte zorlan�rlar.

�yi ve k�t�n�n hangi de�erlere, hangi k�staslara g�re belirlendi�i son derece �nemlidir. E�er insanlar ki�isel menfaat ve de�er yarg�lar�na g�re iyi ve k�t�y� belirleyecek olurlarsa bu b�y�k bir karma�aya neden olur. Zira insanlar�n ger�ek iyili�i bulmalar� ancak Kuran ahlak�na uygun olarak d���nmeleri ve vicdanlar�na uyarak ya�amalar� ile m�mk�nd�r. Ahir zamanda ise insanlar�n Kuran ahlak�ndan uzakla�m�� olmalar�, iyiyle k�t�y� kar��t�rmalar�na ve b�ylece do�ru olandan uzakla�malar�na neden olacakt�r.

Ku�kusuz ki bu durum Deccal'in m�cadelesinde olduk�a �nemli bir rol oynayacakt�r. Din ahlak�na uygun olmayan sistemlerin ve ideolojilerin ana savunucusu ve destekleyicisi konumundaki Deccal, ahir zaman�n bu bozuk ortam�ndan kuvvet bulacak ve insanlar�n b�y�k �o�unlu�unun kendi telkinleri do�rultusunda hareket etmesini sa�layacakt�r. Bu nedenle, Deccal'in insanlar� do�ru yoldan ay�rmak, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin tan�nmamas�n� sa�lamak i�in hangi y�ntemlere ba�vurabilece�inin de�ifre edilmesi son derece �nemlidir. Bu b�l�mde bu y�ntemler ele al�nacakt�r. Temennimiz, bu bilgilerin insanlar� Hz. �sa yeniden d�nyaya geldi�inde ve Hz. Mehdi (a.s.)ortaya ��kt���nda Deccal'in aldatmacalar�na kap�lmaktan al�koymas�d�r.

Deccal'in �nsanlar�n B�y�k K�sm�n� Etkisi Alt�na Almas�, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�n� Engelleyecektir

"Deccal'in tabileri (ona uyanlar) �oktur. Kendisine bir�ok kimse iltihak eder (kat�l�r)."104 hadisiyle haber verildi�i gibi, Deccal ortaya ��kt��� zaman, kendisine pek �ok ki�inin uymas�n� sa�layacakt�r. Bir ba�ka hadiste ise; "Muhakkak ki o, Harem (Mekke-Medine) ile Beyt-i Mukkaddes d���nda yery�z�n�n t�m�ne galip olacak..."105 s�zleriyle bu durum haber verilmi�tir. Ayr�ca, mecazi anlat�mlar kullan�lan baz� hadislerde de Deccal'e �ok fazla say�da insan�n uyaca��na ve kurdu�u sistemin olduk�a g��l� olaca��na dair i�aretler yer almaktad�r. Bedi�zzaman Said Nursi, Deccal ile ilgili hadisleri a��klarken Deccal'in kurdu�u din ahlak�na uygun olmayan sistemin b�y�kl���ne dikkat �ekmektedir. Bedi�zzaman a��klamalar�nda hadislerdeki i�aretlerin, "Deccal'in iktidar ve icraat�n�n b�y�kl���n�" ifade etti�ini s�ylemektedir. Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki i�aretlere g�re, materyalist ve ateist bir d�nya olu�turmak isteyen Deccal, kendisinin s�zde ilahl���n� ilan edecek ve insanlar�n b�y�k bir k�sm�n� da sahte telkinleri ile aldatacakt�r. Deccal'in destekledi�i materyalist ve ateist ideolojilerin yalanlar�na aldanan insanlar, din ahlak�ndan uzakla�acak ve toplumlarda ahlaki ��k�nt� ve dejenerasyon ba�g�sterecektir. Bununla birlikte, say�ca az da olsalar Hz. Mehdi (a.s.)ve beraberindeki m�minler Deccal'e kar�� b�y�k bir fikri m�cadele i�inde olacaklard�r. Deccal'in ger�ek y�z�n�n fark�nda olanlar�n say�ca az olduklar�n� Bedi�zzaman �u �ekilde ifade etmektedir:

Gayb� ancak Allah bilir. Bu hadisin bir tevili �u olmak gerektir ki: �sa Aleyhisselam'� nur-u iman (iman�n �����) ile tan�yan ve tabi olan cemaat-i ruhaniye-i m�cahidinin kemiyeti (cehd eden ruhani cemaatinin say�s�), Deccal'in mektep�e ve askerce ilmi ve maddi ordular�na nisbeten �ok az ve k���k olmas�na i�aret ve kinayedir.106

"...Deccal'�n mektep�e ve askerce ilmi ve maddi ordular�na...": Bedi�zzaman bu s�z�yle Deccal'in destek�isi olan dinsiz g��lerin hem e�itim kadrolar�, hem askeri g��, hem de maddi a��dan �ok g��l� olacaklar�n� belirtmektedir.

"...cemaat-� ruhaniye-i m�cahidinin...": Bedi�zzaman bu ifadeyle Hz. �sa ve ona tabi olan toplulu�un Deccal'e kar�� fikri bir m�cadele i�inde olaca��n� belirtmektedir. Bu topluluk g�zel ahlak� yaymak i�in b�y�k bir �aba sarf edecek, ihlasla Allah yolunda �al��acakt�r. Bedi�zzaman'�n burada kulland��� "ruhani" ifadesi ise bu toplulu�un samimi iman etmi�, olaylar�n g�r�nen y�nlerinin yan� s�ra bat�ni y�nlerini de ya�ayan bir topluluk oldu�unu ifade etmektedir.

Bedi�zzaman Said Nursi'nin Deccal'e uyanlar�n say�ca �ok oldu�unu ve Deccal'in geni� imkanlara sahip olaca��n� ifade eden s�zlerinden bir di�eri ise �u �ekildedir:

Hazret-i �sa (A.S.) Deccal ile m�cadelesi zaman�nda, on ar��n yukar�ya atlay�p sonra k�l�nc� onun dizine yeti�tirebilir derecesinde, v�cudca o derece Deccal'�n heykeli Hazret-i �sa'dan b�y�kt�r, diye me�linde rivayet var. Demek Deccal, Hazret-i �sa Aleyhissel�m'dan on, belki yirmi misli y�ksek kametli (boylu) olmak l�z�m gelir...

Birinci Cihet: Din-i �sevi'nin hakikisini esas tutan �sevi ruhanilerin cemaati ve onlara kar�? dinsizli�i tervice ba�layan (ge�erli k�lan) cemaat tecess�m (cisim �ekline girmek) etseler, bir minare y�ksekli�inde bir insan�n yan�nda bir �ocuk kadar da olamaz.107

Bedi�zzaman bu a��klamas�yla Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki i�aretler do�rultusunda Deccal'in �evresindeki insanlar�n say�s�n�n, Hz. �sa'y� destekleyen kimselere oranla �ok daha fazla olaca��n� belirtmi�tir. Bu a��klamaya g�re, ahir zamanda samimi dindarlar�n say�s�, dinsizli�i te�vik eden g��lere oranla �ok daha az olacakt�r.

Hadislerde i�aret edildi�ine g�re, insanlar�n b�y�k �o�unlu�u kimi zaman cehaletten kimi zaman da d�nyevi istek ve tutkular� nedeniyle Deccal'in sahte telkinlerine kanacak, onun yalanlar�na inanacaklard�r. Deccal, ancak iman�n insanlara kazand�rd��� anlay�� ve kavray��la tan�nabilecek, din ahlak�n� gere�i gibi ya�amayan insanlar�n Deccal'in ger�ek y�z�n� g�rmeleri pek m�mk�n olmayacakt�r. Nitekim, b�y�k �slam alimi Bedi�zzaman Said Nursi de, "... Halbuki demi�tik: Bu d�nya tecr�be meydan�d�r. Akla kap� a��l�r, fakat ihtiyar� elinden al�nmaz. Hatta o m�thi� Deccal dahi ��kt��� zaman �oklar�, hatta kendisi de bidayeten (ilk ba�ta) Deccal oldu�unu bilmez. Belki nur-u iman�n (iman�n �����) dikkatiyle, o e�has-� ahir zaman (ahir zaman ki�ileri) tan�yabilir..."108 s�z�yle Deccal'in herkes taraf�ndan hemen tan�namayaca��n� belirtmektedir.

�nsanlar�n Deccal'i tan�yamamalar� ve onun s�zlerine aldanmalar�, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi fark edememelerine neden olacakt�r. Deccal, elinde bulundurdu�u geni� imkanlarla toplumun b�y�k b�l�m�n� etkisi alt�na alacak, onlar� istedi�i �ekilde y�nlendirecek ve Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'den uzak durmalar�n� sa�layacakt�r.

Deccal'in Bask� ve Zulme Dayal� Uygulamalar�, �nsanlar�n Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye Uymalar�na Engel Olacakt�r

Hadislerin i�aret etti�i bir di�er bilgi de, �nceki b�l�mlerde vurguland��� gibi, ahir zamanda insanlar� din ahlak�ndan uzakla�t�ran Deccal'in maddi imkanlar�n�n �ok geni�, iktidar�n�n ise g��l� olaca��d�r. Deccal bu g�� ve imkan�, m�minlerle m�cadele etmek i�in kullanacakt�r. S�z konusu bu m�cadele ise �ok y�nl�d�r. Deccal, m�minleri manen zay�flatmaya ve y�ld�rmaya �al��abilece�i gibi, fiziksel olarak da m�minler �zerinde bask� uygulayacakt�r. Deccal'in bu yo�un bask�s�, insanlar�n Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'den uzak durmalar�n�n en �nemli sebeplerinden biri olacakt�r. Nitekim Kuran'da, inkar edenlerin m�minlere s�zle ve k�t� davran��larla eziyet vermelerinin yan� s�ra, onlar� fiziksel olarak da zulme u�ratabilecekleri bildirilmi�tir:

... Sizden �nce kendilerine kitap verilenlerden ve �irk ko�makta olanlardan elbette �ok eziyet verici (s�zler) i�iteceksiniz... (Al-i �mran Suresi, 186)

Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da �ld�rmek veya s�rg�n etmek amac�yla, tuzak kuruyorlard�... (Enfal Suresi, 30)

B�y�k �slam alimi Said Nursi de s�zlerinde Deccal'in g�c�n�n ve iktidar�n�n �iddete ve bask�ya dayal� oldu�unu bildirmektedir:

... Deccal, b�y�k bir bask� ve b�y�k bir zul�m ve b�y�k bir �iddet ve deh�et ile hak ettiklerinden b�y�k bir iktidar g�r�n�r.109

Deccal'in, �slam d�nyas�n� bask� alt�na alaca��, salih M�sl�manlara zor ve �etin g�nler ya�ataca�� Bedi�zzaman'�n bir ba�ka s�z�nde ise �u �ekilde a��klanmaktad�r:

Ahir zaman�n S�fyan ve Deccal gibi nifak (ikiy�zl�l�k) ve z�nd�ka (k�f�r) ba��na ge�ecek e�has-� m�dhi�e-i muz�rralar� (zarar veren deh�etli �ah�slar�) ... be�erin h�rs ve �ikak�ndan (ikiy�zl�l���nden) istifade ederek az bir kuvvetle nev-i be�eri (insanlar�) herc-� merc (darmada��n) eder ve koca Alem-i �slam'� esaret alt�na al�r.110

"Ahir zaman�n S�fyan ve Deccal gibi nifak ve z�nd�ka ba��na ge�ecek e�has-� m�dhi�e-i muz�rralar�...": Deccal ve S�fyan (hadislerde ahir zamanda �slam d�nyas� i�erisinde ortaya ��kaca�� ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye kar�� m�cadele edece�i bildirilen ve S�fyan-� Deccal olarak an�lan negatif g��) gibi insanlara zarar veren, onlar� k�t�l��e y�nelten ahir zaman �ah�slar� bu d�nemde, inkarc�lar� ve m�naf�klar� M�sl�manlar�n aleyhinde birle�tirecek ve onlar�n �nderli�ini yapacaklard�r.

"... be�erin h�rs ve �ikak�ndan (ikiy�zl�l���nden) istifade ederek az bir kuvvetle nev-i be�eri (insanlar�) herc-� merc (darmada��n) eder ve koca Alem-i �slam'� esaret alt�na al�r...": Deccal, insanlar� haktan uzakla�t�rmak i�in onlar�n h�rslar�ndan ve ikiy�zl�l�klerinden faydalanacakt�r. Bu yolla yery�z�nde karga�aya ve fitnelere neden olacakt�r. Bu durumdan en �ok etkilenen kitle ise �slam d�nyas� olacakt�r. Deccal, �zellikle M�sl�manlar� hedef alacak ve onlar �zerinde bask� ve �iddet uygulayacakt�r.

Hi� ��phesiz Allah'a teslim olup tevekk�l edenler, Allah'�n izniyle, ba�lar�na isabet eden her olay�n Allah'�n takdiriyle ger�ekle�ti�ini ve bunda �ok b�y�k hay�rlar oldu�unu bilirler. �manlar� ve tevekk�lleri, i�inde bulunduklar� �artlar ne olursa olsun g�ven duygusu i�inde olmalar�n� sa�lar.

Allah'a tevekk�l etmeyen, Allah'tan gere�i gibi korkup sak�nmayan insanlar i�in ise Deccal'in olu�turaca�� bu ortam bu kimselerin tedirginlik duyup korkuya kap�lmalar�na neden olacakt�r. S�z konusu insanlar, b�yle bir bask� ortam� kar��s�nda Deccal'in �iddetinden korkarak, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'den uzak duracak olabilirler. "E�er Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.) ile birlikte hareket edersek, Deccal'�n �iddetini �zerimize �ekeriz" �eklinde bir korkuya kap�labilirler. Hatta bu insanlar sadece kendileri onlardan uzak kalmakla yetinmeyip, yak�nlar�n� ve �ocuklar�n� da Hz. �sa'dan ve Hz. Mehdi (a.s.)'den uzak tutmaya �al��abilirler. Deccal'in aldatmacas� ile din ahlak�ndan uzakla�an ve samimi dindarlara kar�� d��manl�k besleyen insanlar�n bask�s�ndan korkabilirler.

Tarih boyunca ya�am�� olan toplumlarda insanlar�n bask� ve zul�mden korkarak, el�ilere uymaktan ve hak dini ya�amaktan �ekindikleri Kuran'da da haber verilen bir durumdur. Oysa bu son derece yersiz bir korkudur. ��nk� Allah, yaln�zca Kendisi'nden korkup sak�nan, Kendisi'ne g�venip tevekk�l eden kullar�n� korur ve in�aAllah onlar� ba�ar�ya eri�tirir. Bu ger�ek Kuran'da �u �ekilde haber verilmi�tir:

El�ilerini hidayet ve hak din �zere g�nderen O'dur. �yle ki onu (hak din olan �slam'�) b�t�n dinlere kar�� �st�n k�lacakt�r; m��rikler ho� g�rmese bile. (Saff Suresi, 9)

Deccal Hakk� Bat�l, Bat�l� Hak G�stererek Hz. �sa'n�n ve
Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Deccal kelimesinin s�zl�k anlamlar�ndan biri de "hak ile bat�l� kar��t�ran, s�z� s�sleyip bat�l� hak g�steren"dir. Deccal'in do�ruyu yanl��, yanl��� do�ru; iyiyi k�t�, k�t�y� iyi g�sterdi�ine i�aret eden hadislerden baz�lar� �u �ekildedir:

Sonra Deccal ��kacak, beraberinde bir �rmak ve bir ate� bulunacakt�r. (Onu inkar edip) Ate�ine d��enin sevab� vacip olacak, (ona iman edip) �rma��na d��enin ise g�nah� vacip olacakt�r.111

��phesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye isimlendirdi�i iki �rmak) bulunmas� da onun fitnesidir. Asl�nda cehennemi bir cennet olup, cenneti de bir cehennemdir...112

Hadislerde de belirtildi�i gibi, Deccal'in insanlara iyi olarak tan�tt��� de�erler asl�nda onlar�n k�t�l�klerine ve hatta felaketlerine neden olacak �eylerdir; onlara k�t� gibi g�sterdi�i de�erler ise asl�nda onlar�n iyiliklerine ve menfaatlerine olan �eylerdir. Ne var ki insanlar�n b�y�k bir k�sm�, olaylar� Kuran ahlak�na ve Peygamberimiz (sav)'in s�nnetine g�re de�erlendirmedikleri i�in, Deccal'in kendilerini iyili�e �a��rd���n� sanarak ona tabi olacak ve as�l tabi olmalar� gerekenlerden de y�z �evireceklerdir. Bunun ne kadar b�y�k bir hata oldu�unu ise, Deccal'in olu�turdu�u zul�m ortam� sayesinde anlayacaklard�r. Bu nedenledir ki, Peygamberimiz (sav) insanlar� uyarm�� ve onlar�n Deccal'in k�t� olarak g�sterdi�i �eyin iyi oldu�unu bilerek hareket etmeleri gerekti�ini bildirmi�tir:

Deccal ��kar. Beraberinde su ve ate� vard�r. �nsanlar�n su olarak g�rd��� yak�c� bir ate�tir. �nsanlar�n ate� olarak g�rd�kleri de so�uk ve tatl� bir sudur. Sizden her kim bunu idrak ederse ate�i tercih etsin; kendini ate�e ats�n. Asl�nda o tatl� ve g�zel bir sudur.113

Elbette Deccal'in bu hilesini en fazla kullanaca�� konu ise, kendince salih m�minleri k�t�lemesi olacakt�r. Hz. �sa, Rabbimiz'in Kuran'da �vg�yle bahsetti�i, d�nyada ve ahirette se�kin k�l�nanlardan oldu�unu bildirdi�i kutlu bir peygamberdir. Hz. Mehdi (a.s.) ise, adaleti, d�r�stl���, sabr�, tevazusu, cesareti, g�venilirli�i, �efkati, merhameti gibi �st�n ahlak �zellikleri ile t�m insanlara �rnek olan �ok m�barek bir �ah�st�r. Ancak t�m bunlara ra�men, hadislerde i�aret edildi�ine g�re Deccal, bu m�barek insanlar� ve yapt�klar� hay�rl� i�leri k�t� gibi g�stermeye �al��acakt�r. �nsanlar� Hz. �sa'ya ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye uymaktan al�koyabilmek i�in aleyhlerinde olumsuz faaliyetlerde bulunacakt�r. Kuran ahlak�n� yeterince bilmeyen ya da tam anlam�yla ya�amayan insanlar, fark�nda olmadan Deccal'in aleyhte y�r�tece�i bu propagandalar�n etkisi alt�nda kalabilir, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.) hakk�nda as�ls�z ve yanl�� d���ncelere kap�labilirler.

Deccal bu sonuca ula�abilmek i�in, Hz. Mehdi (a.s.)'nin yan�nda bulunmu�, ancak m�naf�kane bir tav�r g�stererek onun yan�ndan ayr�lm�� ki�ilerle de i� birli�i yapabilir. Nitekim m�naf�k karaktere sahip ki�ilerin, m�minlerin aleyhine faaliyette bulunmak i�in inkar edenlerle i� birli�i yapt�klar� Kuran'da da bildirilen bir durumdur. Hz. Muhammed (sav) d�nemindeki m�naf�klar, Peygamberimiz (sav) gibi �st�n ahlakl� m�barek bir insanla birarada bulunmalar�na ra�men onun yan�ndan ayr�lm�� ve inananlar�n aleyhine inkarc�larla i� birli�i i�erisine girmi�lerdir. Ayette bu ki�ilerin durumu �u �ekilde haber verilmi�tir:

Zarar vermek, inkar� (peki�tirmek), m�minlerin aras�n� ay�rmak ve daha �nce Allah'a ve el�isine kar�� sava�an� g�zlemek i�in mescid edinenler ve, "Biz iyilikten ba�ka bir �ey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onlar�n ��phesiz yalanc� olduklar�na �ahitlik etmektedir. (Tevbe Suresi, 107)

Bu ki�ilerin dikkat �ekici �zelliklerden biri de b�ylesine �irkin bir tutum i�erisindeyken dahi "iyilik yapmak amac�nda olduklar�" yalan�n� s�yleyebilmeleridir. Hadislerde i�aret edildi�ine g�re, Deccal de t�pk� bu m�naf�k karakterli insanlar gibi, yery�z�nde k�t�l��� yayg�nla�t�rmay� hedeflemesine ra�men insanlar�n iyili�ini istedi�ini �ne s�recektir. ��phesiz bu b�y�k bir yaland�r. Samimi olarak iman edenlerin, Deccal'in din ahlak�ndan uzak bir hayata, ahlaks�zl��a ve k�t�l��e olan bu �irkin davetine kar�� verece�i cevap ise a��kt�r. Ayette ��yle bildirilmi�tir:

De ki: "Bize yarar� ve zarar� olmayan Allah'tan ba�ka �eylere mi tapal�m? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, �eytanlar�n ayartarak yerde �a�k�nca b�rakt�klar�, arkada�lar�n�n da: "Do�ru yola, bize gel" diye kendisini �a��rd��� kimse gibi topuklar�m�z �zerinde gerisin geri mi d�nd�r�lelim?" De ki: "Hi� ��phesiz Allah'�n yolu, as�l yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk." (Enam Suresi, 71)


Deccal, �yiliklerini �stiyor Gibi G�r�nerek �nsanlar�n Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye Uymalar�n� Engelleyecektir

�nceki b�l�mde de anlat�ld��� gibi Deccal, hakk� bat�l, bat�l� ise hak g�stererek ger�ek y�z�n� insanlardan saklayacak ve bu yolla Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin tan�nmas�na engel olacakt�r. Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki i�aretlere g�re, Deccal kendisini insanlara, onlar�n zarara u�ramalar�n� engellemeye ve onlar� tehlikelerden korumaya �al���yor gibi g�sterecektir. Kuran ahlak�n� ya�amayan ve ki�isel menfaatlerine zarar gelmemesini her�eyden �nemli sayan pek �ok insan da Deccal'in bu aldatmacas�na kanacakt�r. Deccal'in bu hileli y�ntemi sonucunda pek �ok insan, kendilerini as�l olarak kurtulu�a ula�t�racak olan�n Deccal oldu�una inanacak ve Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'den y�z �evireceklerdir.

Oysaki inkarc�lar�n, insanlar� kendi taraflar�na �ekebilmek ve onlar� m�minlerden uzakla�t�rabilmek i�in b�yle bir y�ntem kulland�klar� Kuran'da da haber verilmi�tir. �rne�in Firavun, t�m ac�mas�zl���na ve mazlum halka yapt��� t�m zulme ra�men, ger�ekte onlar�n iyiliklerini d���n�yor ve onlar� korumak istiyormu� gibi g�r�nmeye �al��m��t�r. Bu ama�la insanlara, Hz. Musa'n�n �a��rd��� yolun onlara zarar verece�ini, kendisinin ise bu zarar� engellemek istedi�i telkininde bulunmu�tur. Firavun'un bu ama�la halk�na yapt��� konu�malar ve s�yledi�i yalanlar Kuran ayetlerinde ��yle haber verilmi�tir:

Firavun dedi ki: "B�rak�n beni, Musa'y� �ld�reyim de o (gitsin) Rabbine yalvar�p-yakars�n. ��nk� ben, sizin dininizi de�i�tirmesinden ya da yery�z�nde fesat ��karmas�ndan korkuyorum." (M�min Suresi, 26)

... Firavun dedi ki: "Ben, size yaln�zca g�rd���m� (kendi g�r���m�) g�steriyorum ve ben sizi do�ru yoldan da ba�kas�na y�neltmiyorum." (M�min Suresi, 29)

Dediler ki: "Bunlar herhalde iki sihirbazd�r, sizi sihirleriyle yurdunuzdan s�r�p-��karmak ve �rnek olarak tutturdu�unuz yolunuzu (dininizi) yok etmek istemektedirler." (Taha Suresi, 63)

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirildi�ine g�re ahir zamanda Deccal de, t�pk� Firavun'un toplumunu aldatmaya �al��mas� gibi, kendisinin insanlar� do�ru yola iletmeye �al��t���n� s�yleyecektir. �nsanlar�n b�y�k �o�unlu�unu ger�ekte onlar� felaketlerden korumaya �al��t���n� iddia ederek aldatacakt�r.

Ancak, Deccal'in insanlar� �a��rd��� yol hi� ��phesiz ��kmaz bir yoldur ve onlar� kurtulu�a de�il b�y�k bir felaket ve azaba y�neltir. Deccal'in kay�p ve zarar gibi g�sterdi�i �eyler, m�minler i�in b�y�k bir kazan� ve Allah'�n izniyle hay�rd�r.

Firavun'un, yak�n �evresinin, ona uyanlar�n ve ge�mi�te benzer tavr� sergileyenlerin u�rad��� son ise, Kuran ahlak�na kar�� m�cadele edenler i�in b�y�k bir ibrettir:

Firavun ailesinin ve onlardan �ncekilerin gidi� tarz� gibi Allah'�n ayetlerini inkar ettiler de, Allah da onlar� g�nahlar�ndan dolay� yakalay�verdi. ��phesiz, Allah, en b�y�k kuvvet sahibidir, sonu�land�rmas� pek �iddetlidir. (Enfal Suresi, 52)


Deccal'in, Nefislerine Hitap Ederek �nsanlar� Etkisi Alt�na Almas�, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Deccal'in insanlar� aldatmakta kulland��� y�ntemlerden biri de onlar�n "nefislerine ve hevalar�na hitap etmesi"dir. Allah, Kuran'da nefsin insan� k�t�l��e s�r�kledi�ini bildirmi� ve insanlara vicdanlar�na uygun hareket etmelerini emretmi�tir:

... ��nk� ger�ekten nefis, -Rabbim'in kendisini esirgedi�i d���nda- var g�c�yle k�t�l��� emredendir. ��phesiz, benim Rabbim, ba���layand�r, esirgeyendir. (Yusuf Suresi, 53)

Nefse ve ona 'bir d�zen i�inde bi�im verene', sonra ona f�curunu (s�n�r tan�maz g�nah ve k�t�l���n�) ve ondan sak�nmay� ilham edene (andolsun). Onu ar�nd�r�p-temizleyen ger�ekten felah bulmu�tur. Ve onu (isyanla, g�nahla, bozulmalarla) �rt�p-saran da elbette y�k�ma u�ram��t�r. (�ems Suresi, 7-10)

Bu nedenle m�minler, her zaman vicdanlar�n�n sesine g�re hareket eder ve nefislerini temizleyip ar�nd�rmak i�in �aba g�sterirler. Allah'tan gere�i gibi korkmayan insanlar ise nefislerinin isteklerine g�re hareket etmekten �ekinmezler. Oysa nefsin y�nlendirmesiyle hareket etmek insanlara s�k�nt� ve zorluk getirir. ��nk� nefis insanlar� yalan s�ylemeye, bencilli�e, ac�mas�zl��a, k�skan�l��a, kibirli davranmaya, adaletsizli�e, merhametsizli�e, sevgisizli�e, �irke ve hatta inkara y�neltebilir. Ge�mi�te g�nderilmi� peygamberlere de pek �ok insan bu nedenle itaat etmemi�, peygamberlerin onlar� davet etti�i yol bu insanlar�n nefislerine zor gelmi�tir. Bu ger�e�i Allah bir ayette �u �ekilde bildirmektedir:

Yahut: "Onda bir delilik var" m� diyorlar? Hay�r, o, onlara hak ile gelmi� bulunmaktad�r ve onlar�n �o�u hakk� �irkin kar��l�yorlar. (M�minun Suresi, 70)

Peygamberimiz (sav)'in hadislerde i�aret etti�ine g�re, ahir zamanda Deccal de insanlar�n bu y�n�n� kullanacak ve bu yolla kendisine taraftar toplamaya �al��acakt�r. �nsanlar�n nefislerine hitap ederek onlar� diledi�i gibi y�nlendirebilecektir. Ahir zamanda insanlar�n b�y�k �o�unlu�unun din ahlak�ndan uzakla�m�� oldu�u da g�z �n�nde bulundurulursa, Deccal'in insanlar�n nefislerine uygun hareket etmesinin nas�l bir sonu� meydana getirebilece�i daha iyi anla��lacakt�r. Deccal, insanlar�n sadece kendi menfaatlerini d���necekleri, kendi ��karlar� i�in adaletsizlik yapabilecekleri, yalan s�yleyebilecekleri, zay�f ve g��s�z olanlar� diledikleri gibi ezebilecekleri, d�nyevi g�zellikleri h�rsla t�ketebilecekleri ortamlar meydana getirecektir. Dahas� �e�itli mazeretlerle insanlara bunlar�n hepsini s�zde me�ru ve makul g�sterecektir. Gayri me�ru ili�kilere, i�kiye, uyu�turucuya, dejenere bir hayata �zendirerek bu ahlaks�zl�klara e�ilimi olan insanlar� istedi�i �ekilde y�nlendirecektir. B�ylece, din ahlak�ndan uzak insanlar Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin kendilerini �a��rd��� hak yola uymaktansa, Deccal'in kendilerini y�nlendirdi�i k�t�l�klerin pe�inden gideceklerdir.

Oysaki insanlar�n yaln�zca nefisleri do�rultusunda hareket etmeleri, t�m insanl��a b�y�k bela ve felaket getirecek bir sistemi de beraberinde getirir. Rabbimiz Kuran'da, insanlar�n heva ve heveslerine yani nefislerine uymalar� durumunda her�eyin bozulmaya u�rayaca��n� bildirmi�tir:

E�er hak, onlar�n heva (istek ve tutku)lar�na uyacak olsayd� hi� tart��mas�z, g�kler, yer ve bunlar�n i�inde olan herkes (ve her�ey) bozulmaya u�rard�. Hay�r, Biz onlara kendi �an ve �eref (zikir)lerini getirmi� bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden y�z �eviriyorlar. (M�minun Suresi, 71)

G�nderilen t�m el�iler ise insanlar� heva ve heveslerinden sak�nmaya ve yaln�zca Allah'� raz� edecek g�zel davran��larda bulunmaya �a��rm��lard�r. Ayette peygamberlerin, toplumun hevalar�na uymayacaklar� ��yle bildirilmi�tir:

De ki: "Ben, sizin Allah'tan ba�ka tapmakta olduklar�n�za tapmaktan nehyedildim." De ki: "Ben sizin heva (istek ve tutku)lar�n�za uymam; yoksa bu durumda ben �a��r�p sapm�� ve do�ru yolu bulmam��lardan olurum." (Enam Suresi, 56)

Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.) de geldiklerinde, din ahlak�ndan uzakla�m�� olan insanlar�n isteklerine, ama�lar�na ve taleplerine g�re de�il, yaln�zca Allah'�n r�zas�na uygun olarak davranacaklard�r. Kuran'da "Ger�ekten sen onlar� dosdo�ru olan bir yola �a��r�yorsun. Ancak ahirete inanmayanlar, ��phesiz yoldan sapanlard�r." (M�minun Suresi, 73-74) ayetleriyle buyuruldu�u gibi, bu m�barek �ah�slar�n insanlar� �a��rd��� yol do�ru olan yoldur. Ancak insanlar�n b�y�k �o�unlu�u bu m�barek �ah�slar�n �st�nl�klerini vicdanen kavrayacaklar� halde, nefislerinin etkisinde kalarak bu durumu anlamazl�ktan gelecek ve Deccal'in kendilerini �a��rd��� menfaatlerin pe�i s�ra gideceklerdir. Hz. �sa'y� ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi kabul etmemek, onlara destek olmamak ve onlardan uzak durabilmek i�in ise �e�itli bahanelerin ard�na s���nacaklard�r. Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye uymamak i�in bahane arayan bu gibi insanlar�n yard�mc�s� ise yine Deccal olacakt�r. Deccal, arad�klar� bahaneleri insanlara haz�r olarak sunacak, onlara bu durumu daha da kolayla�t�racakt�r. �nsanlar�n isteklerine ve onlar�n nefislerine uygun �ekilde davranaca�� i�in nefisler Deccal'i sevecek ve onun sundu�u bahanelere severek uyacaklard�r. Deccal'i nefsen sevecekleri i�in, ahlaken sevmeye gerek duymayacak ve as�l tabi olmalar� gereken Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'den y�z �evireceklerdir.

Deccal, �nsanlara Vesveseler Vererek Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin
Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Hadislerde bildirildi�ine g�re, Deccal'in hilelerinden biri de insanlara sinsice vesveseler vermesi, bu yolla onlar�n ak�llar�n� kar��t�rmas�d�r. Deccal, insanlar�n yersiz ��pheler duymalar�n� ve bu nedenle de Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)geldiklerinde onlara uymakta teredd�te kap�lmalar�n� sa�layacakt�r. Oysa Hz. �sa, Rabbimiz'in Kat�nda se�kin ve onurlu k�l�nm�� m�barek bir peygamberdir. G��l� Allah korkusu ve derin iman�n�n nuruyla, g�renlerin di�er insanlara k�yasla �ok �st�n bir �ah�sla kar�� kar��ya olduklar�n� anlayacaklar� kutlu bir peygamberdir. Samimiyetle bakanlar�n onu tan�mak konusunda kalplerinde Allah'�n izniyle hi�bir ��phe olu�mayacakt�r. Hz. Mehdi (a.s.)ise, Allah'�n ahir zamanda insanlar�n hidayetine vesile olmakla �ereflendirdi�i �ok �st�n ahlakl� ve m�barek bir kimse ve t�m insanlar i�in bir hidayet �nderidir. G�rd�klerini vicdan�yla de�erlendiren her insan, Allah'�n dilemesiyle Hz. Mehdi (a.s.)'nin Rabbimiz'in �zel olarak g�revlendirdi�i kutlu bir insan oldu�unun fark�na varacakt�r. Buna ra�men derin imana sahip olmayan, Allah'tan gere�i gibi korkmayan ya da m�naf�kane bir karakter ta��yan kimseler ise, Deccal'in ve taraftarlar�n�n verece�i vesveselerin de etkisiyle, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi tan�yamayacak, bu m�barek insanlar�n yan�nda yer almakta teredd�t edeceklerdir.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Deccal'in insanlar� vesvese ve ��pheye d���rerek kand�raca�� �u �ekilde haber verilmi�tir:

Her kim Deccal'in ��kt���n� i�itirse ondan uzakla�s�n. Allah'a yemin olsun ki ki�i kendini m�min zannederek (kendine g�ven i�erisinde) onun yan�na gider ve Deccal'in ��phelendirmesiyle onu takip eder.114

Deccal'in ��kt���n� i�itti�inizde ondan ka��n�z. ��nk� bir adam onu reddetmek niyetiyle yan�na gelir, fakat ona tabi olup kal�r. Zira Deccal ile beraber kalpleri vesveselendiren �ok �eyler vard�r.115

Peygamber Efendimiz (sav) M�sl�manlar� Deccal'in �zellikle bu y�n�ne kar�� uyarm��t�r. Deccal'in s�z konusu �zelli�i, �eytan�n sapk�n karakteri ile b�y�k bir benzerlik g�stermektedir. Allah, �eytan�n insanlar� vesvese ve kuruntularla aldatmaya �al��t���n� Kuran'da ��yle haber vermi�tir

"Onlar� -ne olursa olsun- �a��rt�p-sapt�raca��m, en olmad�k kuruntulara d���rece�im... (Nisa Suresi, 119)

(�eytan) Onlara vaatler ediyor, onlar� en olmad�k kuruntulara d���r�yor... (Nisa Suresi, 120)

Ayetin devam�nda ise Allah "... Oysa �eytan, onlara bir aldan��tan ba�ka bir �ey vaat etmez." (Nisa Suresi, 120) �eklinde bildirerek �eytan�n verdi�i bu kuruntu ve vesveselerin yaln�zca bo� bir aldan��tan ibaret oldu�unu bildirmi�tir.

�eytan gibi, Deccal'in insanlara verdi�i vaatler ve kalplerine d���rd��� kuruntu ve vesveseler de ayn� �ekilde ge�ersiz ve as�ls�zd�r. Buna ra�men insanlar�n bir k�sm�, �eytan�n sahte telkinlerine kulak verdikleri gibi, Deccal'in verdi�i vesveseleri de dinleyecek ve do�ru yoldan y�z �evireceklerdir. Kuran'da, �eytan�n verdi�i kuruntulara aldanarak salih m�minlerle dost olmayan, onlar� desteklemekten ve onlarla birlikte olmaktan ka��nan insanlar�n durumu ve bu tav�rlar�ndan dolay� ahirette duyacaklar� pi�manl�k ��yle bildirilmi�tir:

(M�naf�klar) Onlara seslenirler: "Biz sizlerle birlikte de�il miydik?" Derler ki: "Evet, ancak siz kendinizi fitneye d���rd�n�z, (M�sl�manlar� ac�lar�n ve y�k�mlar�n sarmas�n�) g�zetip-beklediniz, (Allah'a ve �slam'a kar��) ku�kulara kap�ld�n�z. Sizleri kuruntular yan�lt�p-aldatt�. Sonunda Allah'�n emri (olan �l�m) geliverdi; ve o aldalt�c� da sizi Allah ile (Allah'�n ad�n� kullanarak, hatta masumca sizden g�r�nerek) aldatm�� oldu." (Hadid Suresi, 14)

Ayette de haber verildi�i gibi, bu kimseler �eytan�n aldatmacalar�na uymu� ve samimi m�minlerin do�ru yolda olduklar�ndan, Allah'�n onlar� muhakkak �st�n k�laca��ndan ku�kuya kap�lm��lard�r. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)ortaya ��kt���nda da, benzer ahlaka sahip olan insanlar�n Deccal'in etkisiyle onlar�n hak yoldaki fikri m�cadelelerinden ku�kuya kap�l�p, onlara ��phe ile yakla�acaklar�na i�aret edilmektedir.

Deccal'in, insanlar�n Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye kar�� ku�kuyla yakla�malar� i�in verece�i kuruntular ise �ok �e�itli olacakt�r. Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye uyduklar� takdirde menfaatlerinin zarar g�rece�i, kurulu d�zenlerinin bozulaca��, birtak�m maddi kay�plara u�rayabilecekleri ya da toplumun bask�s�na maruz kalacaklar� ve tepkisini �ekebilecekleri gibi endi�elere kap�lmalar�n� sa�layacakt�r. Deccal'in �zelli�i, insanlar�n tedirginlik duyabilecekleri konular� sinsice kullanmas� ve bu yolla onlar� diledi�i gibi y�nlendirebilmesidir. Kuran'da ge�mi� d�nemlerde de toplumlar�n, peygamberlerin tebli� ettikleri hak dine kar�� ��phe duyduklar�, ak�l d��� ku�kular ve teredd�tler nedeniyle onlardan y�z �evirdikleri haber verilmi�tir. Bir ayette ��yle buyrulmu�tur:

Dediler ki: "Ey Salih, bundan �nce sen i�imizde kendisinden (iyilikler ve yararl�l�klar) umulan biriydin. Atalar�m�z�n tapt��� �eylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Do�rusu biz, senin bizi davet etti�in �eyden ku�ku verici bir teredd�t i�indeyiz." (Hud Suresi, 62)

Samimi olarak Allah'a iman eden m�minler ise, Allah'�n izniyle, �eytan�n kuruntular�na hi�bir zaman kulak vermeyecekleri gibi, Deccal'in yalanlar�ndan, hilelerinden ve sahte telkinlerinden de hi�bir �ekilde etkilenmezler. Onlar Allah'a ve el�isine iman eder, Rabbimiz'e tam bir teslimiyetle teslim olurlar. Salih m�minlerin bu g�zel ahlak� Kuran'da ��yle �v�lm��t�r:

M�min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resul�'ne iman ettiler, sonra hi�bir ku�kuya kap�lmadan Allah yolunda mallar�yla ve canlar�yla m�cadele ettiler. ��te onlar, sad�k (do�ru) olanlar�n ta kendileridir. (Hucurat Suresi, 15)


Deccal, �nsanlar�n Kibir ve K�skan�l�k Duygular�n� Kullanarak Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi Tan�malar�na Engel Olacakt�r

Kibir ve enaniyet, insanlar�n vicdanlar�na uymalar�na ve do�ruyu g�rmelerine engel olan �nemli bir ahlak bozuklu�udur. Allah Kuran'da insanlara kibirden ve Rabbimiz'e kar�� b�y�klenmekten sak�nmalar�n� emretmi�tir.

Kibir, ayn� zamanda �eytan�n da en belirgin �zelliklerinden biridir. Kuran'da �eytan�n ak�ls�zca kibirlenmesi ��yle bildirilmi�tir:

(Allah) Dedi: "Sana emretti�imde, seni secde etmekten al�koyan neydi?" (�blis) Dedi ki: "Ben ondan hay�rl�y�m; beni ate�ten yaratt�n, onu ise �amurdan yaratt�n." (Araf Suresi, 12)

�eytan �arp�k mant�k �rg�s�ne g�re kendisini, insandan daha �st�n g�rm��, bu nedenle de Allah'�n emrine itaat etmeyerek insana secde etmemi�tir. �eytan�n kibiri onu hem do�ruyu g�rmekten hem de Rabbimiz'e itaat etmekten al�koymu�tur. �eytan�n bu k�t� ahlak�, Kuran ahlak�n� ya�amayan ve m�naf�kane karakter g�steren insanlarda da ortaya ��kabilir. Bu insanlar�n kibirleri, en belirgin olarak, g�nderilmi� olan el�ilere itaat etmeleri gerekti�i durumlarda ortaya ��kabilir. Kap�ld�klar� b�y�kl�k duygusu, bu gibi insanlar�n tarih boyunca el�ilerin �st�n ahlaklar�n� takdir etmelerini ve �a�r�ld�klar� do�ru yola uymalar�n� engellemi�tir. Ak�l ve mant�k d��� bahaneler �ne s�rerek, peygamberlere uymaktan ka��nm��lard�r. ��nk� kibirli bir insan i�in, kendisinden ba�ka bir insan�n �st�nl���n� kabul etmek nefsinin en �ok zorlanaca�� konulardan biridir. Kuran'da tarih boyunca pek �ok insan�n kendilerini do�ru yola �a��ran el�ilere uymamak i�in "onlar�n da kendileri gibi insanlar olduklar�" bahanesini �ne s�rerek haktan y�z �evirdikleri bildirilmi�tir. Allah Kuran'da bu insanlar�n sapk�n mant�k �rg�lerini �u �ekilde haber vermi�tir:

Kendilerine hidayet geldi�i zaman, insanlar� inanmaktan al�koyan �ey, onlar�n: "Allah, el�i olarak bir be�eri mi g�nderdi?" demelerinden ba�kas� de�ildir. De ki: "E�er yery�z�nde (insan de�il de) tatmin bulmu� y�r�yen melekler olsayd�, Biz de onlara g�kten el�i olarak elbette melek g�nderirdik." (�sra Suresi, 94-95)

�eytan�n telkinleriyle kibir ve b�y�kl�k hissine kap�lan insanlar i�in, kendileri gibi be�er olan birine tabi olmak, onun getirdi�i do�rulara uymak nefislerine �ok a��r gelen bir durumdur. Onlar�n cahilce k�staslar�na g�re, s�z�ne uymalar� gereken ki�i, zenginlik, makam, mevki ya da itibar gibi d�nyevi �zellikler a��s�ndan kendilerinden daha �st�n biri olmal�d�r. Oysa Kuran ahlak�na g�re bir insan� �st�n k�lan y�n� takvas�d�r. Bir ki�i, iman�, Allah korkusu, samimiyeti, adaleti, d�r�stl���, sabr�, merhameti ya da sadakati gibi g�zel ahlak �zelliklerine g�re de�erlidir veya �st�nd�r. Peygamberler ise Allah Kat�nda se�kin ve onurlu olan, Rabbimiz'in t�m insanlara ahlaklar�n� ve tav�rlar�n� �rnek k�ld��� �ok m�barek insanlard�r. Dolay�s�yla Rabbimiz'in kullar� i�in se�ip be�enmi� oldu�u b�yle m�barek insanlara tabi olup onlar�n yolunu izlemek m�minler i�in b�y�k bir l�tuftur. Ancak tarih boyunca kibirleri nedeniyle Rabbimiz'in bu l�tfunu takdir edememi� olan insanlar gibi, ahir zamanda ayn� yan�lg�ya kap�lan ki�iler de Deccal'in etkisiyle Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye kar�� ayn� b�y�kl�k hisleriyle hareket edeceklerdir. Kibirleri nedeniyle onlar� takdir etmekten ve onlara tabi olmaktan ka��nacaklard�r. Vicdanen kavrad�klar� halde onlara destek olmayacak ve belki de bu m�barek insanlar� tan�d�klar� halde bu durumu anlamazl�ktan geleceklerdir. (En do�rusunu Allah bilir).

Kibirli insanlar�n bir di�er k�t� �zellikleri de k�skan� olmalar�d�r. Kuran'da nefsin bir k�t�l��� ve sak�n�lmas� gereken bir �zellik olarak bildirilen k�skan�l�k, tarih boyunca pek �ok insan�n g�nderilen el�ilere uymalar�na engel olmu�tur. Kuran'da insanlar�n, peygamberlere indirileni k�skand�klar� i�in bu m�barek �ah�slara kar�� ��kt�klar� ��yle haber verilmi�tir:

Allah'�n kullar�ndan, diledi�ine Kendi fazl�ndan (peygamberli�i) indirmesini 'k�skanarak ve hakka ba� kald�rarak' Allah'�n indirdiklerini tan�mamakla, nefislerini ne k�t� �eye kar��l�k satt�lar. B�ylelikle gazab �st�ne gazaba u�rad�lar. Kafirler i�in al�alt�c� bir azap vard�r. (Bakara Suresi, 90)

Hadislerde Deccal'in de ahir zamanda insanlar�n kibir ve k�skan�l�k duygular�n� k��k�rtarak, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye uymalar�n� engellemeye �al��aca��na y�nelik i�aret yer almaktad�r. Deccal'in bu telkinlerinden etkilenen insanlar, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye tabi olman�n kendi s�zde azametlerini ve kibirlerini k�raca��n� d���nd�kleri i�in bundan ka��nacak ve bu nedenle Hz. �sa'y� ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi tan�mazl�ktan geleceklerdir. Bu ki�iler g�rd�kleri alametlerden, ya�an�lan olaylardan, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'de tecelli eden ak�l, feraset, basiret ve g�zel ahlaktan onlar�n kendilerini kurtulu�a davet ettiklerini anlad�klar� halde anlamazl�ktan geleceklerdir. (En do�rusunu Allah bilir).

�nsanlar�n vicdanlar�yla do�ruyu g�rd�kleri halde, s�rf b�y�klenmeleri nedeniyle do�ru olandan y�z �evirdikleri Kuran'da da bildirilen bir durumdur:

Vicdanlar� kabul etti�i halde, zul�m ve b�y�klenme dolay�s�yla bunlar� inkar ettiler. Art�k sen, bozguncular�n nas�l bir sona u�rat�ld�klar�na bir bak. (Neml Suresi, 14)

Samimi m�minler ise, vicdanlar�yla ve imanlar�n�n kendilerine kazand�rd��� anlay�� g�c�yle Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi Allah'�n izniyle hemen tan�yacak ve onlara g�n�lden bir sevgi ve sayg�yla ba�lanacaklard�r


Deccal'in Maddi ��kar Sunarak Kendisine Taraftar Toplamas�, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Kuran ahlak�n� ya�amayan insanlar i�in d�nya hayat�na y�nelik menfaatler b�y�k �nem ta��r. D�nyan�n ge�ici bir mekan oldu�unu, �l�mle birlikte d�nyada sahip olduklar� her�eyi geride b�rakacaklar�n� ve ahirette sorguya �ekileceklerini d���nmedikleri i�in daha �ok mal ve servet edinmeye b�y�k �nem verirler. Servetlerini art�racaklar�n� ve daha iyi bir mevki kazanacaklar�n� d���nd�klerinde ise yanl�� oldu�u halde pek �ok �eyi g�ze alabilirler. B�yle bir durumda herhangi bir haks�zl��a veya adaletsizli�e neden olmalar�n� �nemsemeyebilirler. Baz� insanlar�n mala ve d�nya hayat�na olan bu h�rsl� tutkular� Kuran'da ��yle haber verilmi�tir:

Kad�nlara, o�ullara, kantar kantar y���lm�� alt�n ve g�m��e, salma g�zel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu �ehvet insanlara 's�sl� ve �ekici' k�l�nd�. Bunlar, d�nya hayat�n�n meta�d�r. As�l var�lacak g�zel yer Allah Kat�nda oland�r. (Al-i �mran Suresi, 14)

Kuran ahlak�n� ya�amayan insanlar i�in kendi h�rslar� gibi, ba�kalar�n�n toplumdaki konumlar� ve maddi imkanlar� da son derece �nemlidir. Bu ahlaktaki insanlar, maddi imkanlar� olan, g�� ve itibar sahibi kimselere kar�� sayg� ve hayranl�k duyarlar. Bu kimselerin kendilerine arzu ettikleri ko�ullar� sa�layaca��n� d���nd�klerinde ise, bu ki�ilerin ahlaklar�n� hi� d���nmeden onlara tabi olabilir, onlar�n isteklerine uygun �ekilde hareket edebilirler. S�rf zengin oldu�u i�in bir insanla dost olabilir, maddi olanaklar� nedeniyle kay�ts�z �arts�z onu dost edinebilirler. G�c�n kendilerine de fayda sa�layaca��na inanarak, yanl�� bile olsa hep onlardan yana tav�r al�rlar. Bu ki�ilerin k�t� �zellikleri, ahlaki bozukluklar�, dejenere ya�amlar�, �arp�k ili�kileri, ac�mas�zl�klar�, zalimlikleri ise �o�unlukla g�z ard� edilir. Pek �ok d�nya �lkesinde dejenerasyonun �nc�s� olmalar�na ra�men zengin olan insanlar�n toplum taraf�ndan kabul g�rmesinin temelinde de bu ger�ek vard�r.

Bu �arp�k bak�� a��s�, s�rf bu �zelliklerinden dolay� baz� varl�kl� kimselerin toplumda s�z sahibi olmalar�na sebep olur. �yle ki, s�yledikleri ger�e�i yans�tmasa ya da tavsiyeleri yanl�� da olsa toplumun �nemli bir kesimi bu ki�ilerin telkinleriyle y�nlendirilebilir. Nitekim pek �ok toplumda s�z konusu ki�iler, toplumu din ahlak�ndan uzakla�t�ran telkinlerde bulunduklar�nda, g�zel ve temiz ahlakl� insanlar� iftiralar�yla k�t�lediklerinde baz� insanlar bunun etkisi alt�nda kal�rlar. Elbette burada yanl�� olan, varl�kl� bir insan�n ���tlerine uyulmas� de�ildir. �nemli olan ki�inin verdi�i telkinin i�eri�idir, toplumu neye y�nlendirmeyi hedefledi�idir. Bir ki�i insanlara din ahlak�na uygun olmayan telkinlerde bulunuyor, onlar� dejenere bir hayata y�nlendiriyor ve yaln�zca zengin oldu�u i�in, sahip oldu�u maddi imkanlara duyulan hayranl�k nedeniyle bu durum do�al kar��lan�yorsa, yanl�� olan budur.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki i�aretlere g�re, pek �ok toplumda hakim olan bu �arp�k bak�� a��s�n� Deccal de kendi hedeflerine ula�abilmek i�in kullanacakt�r. Zira Deccal'in hadislerde bildirilen �zelliklerinden biri de insanlar�, menfaatlerine hitap eden vaatlerle kand�rmaya �al��mas�d�r. Peygamberimiz (sav)'in, Deccal'in bu �zelli�ine dikkat �eken hadislerinden baz�lar� ��yledir:

Beraberinde ekmek ve et da�lar�, su nehirleri olacak...116

Beraberinde �orbadan bir da�, so�umayan s�cak et, akan bir nehir, yemye�il bah�elerden olu�an orman, duman ve ate� da�� mevcuttur... �nsanlara i�te bu cennetimdir, bu da cehennemimdir... ��te yemek, i�te i�ecekleri, diyecek...117

Deccal, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirilen t�m bu imkanlar�n� kendisine taraftar toplayabilmek i�in kullanacak ve bu yolla onlar� Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'den uzak tutmaya �al��acakt�r. Pek �ok insan Deccal'in kendilerine sundu�u bu d�nya menfaatlerini daha cazip g�recek ve onun sapk�n telkinlerine a��k hale gelecektir. Deccal'in ger�ekte kendilerini nas�l bir felakete s�r�kledi�ini g�remeyecek; onun hi� yok olmayacak bir g�ce sahip oldu�unu sanacaklard�r. Nefisleri Deccal'den yana tav�r alaca�� i�in, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin ve verdikleri �erefli m�cadelenin �st�nl���n� takdir edemeyecek, onlar� tan�yamayacak ya da tan�mazl�ktan geleceklerdir. (En do�rusunu Allah bilir).

Oysa, mal�n ve her t�rl� zenginli�in as�l sahibi Y�ce Allah't�r. �nsan�n bu ger�e�i bilerek hareket etmesi ve nefsani ��karlar� u�runa hak ve do�ru oldu�unu bildi�i yoldan ayr�lmamas� gerekmektedir.

Allah'�n emretti�i ahlak� ya�amayanlar�n, zenginli�e ve maddi g�ce kar�� duyduklar� hayranl���n �rneklerinden biri de Kuran'da, Karun k�ssas�nda haber verilmi�tir. Allah, Karun'a �ok b�y�k mal varl��� ve zenginlik l�tfetmi�tir. Ancak Karun, Rabbimiz'in bu nimeti kar��s�nda nank�rl�kte bulunmu�tur. Karun'un sahip oldu�u imkanlar nedeniyle kibirlenmesi ayette �u �ekilde bildirilmi�tir:

Ger�ek �u ki, Karun, Musa'n�n kavmindendi, ancak onlara kar�� azg�nla�t�. Biz, ona �yle hazineler vermi�tik ki, anahtarlar�, birlikte (ta��maya) davranan g��l� bir toplulu�a a��r geliyordu. Hani kavmi ona demi�ti ki: "��mararak sevinme, ��nk� Allah, ��mararak sevince kap�lanlar� sevmez." (Kasas Suresi, 76)

Oysa bir insana d�nya hayat�nda verilen her t�rl� imkan onun i�in bir denemedir. Samimi olarak iman edenler, Allah'�n kendilerine verdi�i t�m imkanlar�, Allah'�n raz� olaca�� �ekilde, Allah yolunda de�erlendirir ve Rabbimiz'in her t�rl� nimetine ��krederek lay�k olmaya �al���rlar. M�lk�n sahibinin Allah oldu�unu, diledi�i zaman nimetini art�raca��n�, diledi�i zaman da k�saca��n� bilirler. Karun ise, mal�n�n baki kalaca�� yan�lg�s�na kap�lm��t�r. Karun'un mal� ve m�lk� yaln�zca kendisini de�il, bu ge�ici g�c�n etkisine kap�lan di�er insanlar� da aldatm��t�r. Kuran ahlak�ndan uzak insanlar�n Karun'un zenginli�ine duyduklar� �eytani hayranl�k ayette ��yle haber verilmi�tir:

B�ylelikle kendi ihti�aml�-s�s� i�inde kavminin kar��s�na ��kt�. D�nya hayat�n� istemekte olanlar: "Ah ke�ke, Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsayd�. Ger�ekten o, b�y�k bir pay sahibidir" dediler. (Kasas Suresi, 79)

Bu ki�iler nas�l bir hata i�inde olduklar�n� ise, Allah Karun'un mal�n� ve m�lk�n� yerle bir etti�inde anlayabilmi�lerdir. Ayette bu durum ��yle haber verilmi�tir:

Sonunda onu da, kona��n� da yerin dibine ge�irdik. B�ylece Allah'a kar�� ona yard�m edecek bir toplulu�u olmad�. Ve o, kendi kendine yard�m edebileceklerden de de�ildi. D�n, onun yerinde olmay� dileyenler, sabahlad�klar�nda: "Vay, demek ki Allah, kullar�ndan diledi�inin r�zk�n� geni�letip-yaymakta ve k�s�p-daraltmaktad�r. E�er Allah, bize l�tfetmi� olmasayd�, bizi de ��phesiz bat�r�rd�. Vay, demek ger�ekten inkar edenler felah bulamaz" demeye ba�lad�lar. (Kasas Suresi, 81-82)

Deccal'in sahip oldu�u maddi g�c�n ve imkanlar�n �eytani etkisine kap�lan insanlar da, Allah Deccal'in g�c�n� yok etti�i zaman benzer bir duruma d��ebilirler. Deccal'in g�c�n�n her�eye yetebilece�i, zenginli�inin asla zarar g�rmeyece�i gibi bir yan�lg�yla, salih m�minlere destek olmak yerine Deccal'in yan�nda yer alanlar o zaman b�y�k bir h�srana u�rayabilirler.

Hadislerdeki i�aretlere g�re, Deccal de, b�yle ahlaka sahip ki�ilerin zaaflar�n� kendi ama�lar� i�in de�erlendirecektir. Deccal ayr�ca insanlar� i�ki, fuhu�, cinsi sapk�nl�k gibi her t�rl� dejenerasyonu ya�amaya �zendirecek, onlara bu konularda da menfaat sunacakt�r. �a��rd��� bu sapk�nl�klara e�ilimli insanlar� birarada toplayarak �evresinde adeta geni� bir kitle kl�b� olu�turacakt�r. Deccal'in �a��rd��� sapk�nl�klara m�ptela olan insanlar�n biraraya gelmesi sonucunda ise mecburi bir ittifak olu�acak ve bu geni� ittifak� olu�turan ki�iler birbirlerini koruyup kollayan ve kendilerinden olmayana kar�� g�� birli�i ile kar�� koyan nefsani bir yap� olu�turacaklard�r. Deccal de nefsani ��karlar �zerine kurulan bu kitleyi kendi k�t� ama�lar� do�rultusunda istedi�i gibi kullan�p y�nlendirebilecektir. Varl�kl� ve g�steri�li bir ya�am sunarak, onlar� din ahlak�ndan ve din ahlak�n� ya�amalar�na vesile olabilecek insanlardan uzakla�t�rmaya �al��acakt�r. Pek �ok insan, onun kendilerini k�t�l��e �a��rd���n� bildikleri halde, sahip oldu�u mal, zenginlik ve imkanlara duyduklar� hayranl�k dolay�s�yla Deccal'in bu fitnesine kanacak ve Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'den y�z �evireceklerdir. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, insanlar�n Deccal'in sundu�u menfaatlerden faydalanabilmek i�in onu k�t� oldu�unu bile bile destekleyecekleri ��yle haber verilmektedir:

Ubeyd B. �mer'den nakledilmi�tir: "Bir k�s�m insanlar Deccal'le sohbet edecekler. Ve diyecekler ki: Biz onun kafir oldu�unu biliyoruz; yeme�inden yemek, a�ac�ndan faydalanmak i�in onunla arkada�l�k yap�yoruz. Allah'�n gazab� gelince, tabi Deccal'le birlikte hepsine gelecektir." (Nuaym B. Hammad) 118

Ancak unutmamak gerekir ki, Rabbimiz'in adetullah� gere�i, en g�zel ve hay�rl� sonuca kavu�acak olanlar samimi olarak iman eden ve Allah'�n emretti�i ahlak� eksiksiz ya�ayanlard�r.

��te ahiret yurdu; Biz onu, yery�z�nde b�y�klenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (arma�an) k�lar�z. (G�zel) Sonu� takva sahiplerinindir. (Kasas Suresi, 83)


Deccal'in Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye Uyanlar� Maddi Kayba U�ramakla Tehdit Etmesi, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki i�aretlere g�re, Deccal bir yandan d�nyevi ��karlar vadederek insanlara s�zde s�sl� bir ya�am sunarken bir yandan da onlara, salih m�minlerle birlikte olmalar� durumunda s�k�nt�l� bir ya�am s�recekleri telkininde bulunacakt�r. Hatta bu ama�la, elindeki imkanlar� kullanarak m�minlerin zorlu bir ya�am s�rmeleri i�in elinden geleni yapacakt�r. Deccal'in kendisine uymayanlara s�k�nt� ve zorluk verece�ine hadislerde ��yle i�aret edilmektedir:

Deccal'in fitnesi de bir kabileye u�ramas�, o kabilenin kendisini yalanlamas� �zerine o kavmin otlamakla beslenen b�t�n hayvanlar�n�n helak olmas�, o kabilenin ba��na k�tl�k felaketi gelip ellerinde mal olarak hi�bir �eyin kalmamas�d�r...119

Deccal'in bu y�ntemi, ge�mi�te ya�am�� olan inkarc�lar�n Kuran'da haber verilen y�ntemleri ile benzerlik g�stermektedir. Ge�mi�teki inkarc�lar da insanlar�n peygamberlerin yolunu izlemelerini engellemek i�in, onlara uyanlar�n b�y�k kay�plara u�rayaca�� yalan�n� �ne s�rm��lerdir. Bu durum Kuran'da ��yle bildirilmi�tir:

Kavminin �nde gelenlerinden inkar edenler, dediler ki: "Andolsun, �uayb'a uyacak olursan�z, ku�kusuz kayba u�rayanlardan olursunuz." (Araf Suresi, 90)

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, iman� zay�f olan ya da din ahlak�n� ya�amayan insanlar�n, Deccal'in bu tarz tehditlerinden etkileneceklerine y�nelik i�aretler yer almaktad�r. �nsanlar�n b�y�k k�sm� cehaletle, Hz. �sa'ya ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye tabi olmak yerine, Deccal'in bask�s�ndan �ekinerek yaln�zca ki�isel menfaatlerini koruma kayg�s�yla hareket edeceklerdir. Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin �st�n ahlakl� ve kendilerini do�ruya y�neltecek m�barek insanlar olduklar�n�n fark�nda olmalar�na ra�men ��karlar�na zarar gelir korkusuyla onlara destek olmaktan ka��nacaklard�r. Oysa bu �ok hatal� bir tav�rd�r. Mal�n ve m�lk�n ger�ek sahibi Y�ce Allah't�r. Allah diledi�ini hesaps�z zengin k�lar. Bir ayette ��yle buyurulmu�tur:

Hi�bir �ey yoktur ki, hazineleri Bizim Kat�m�z'da olmas�n; ancak onu belirlenmi� bir miktar olarak indiririz. (Hicr Suresi, 21)

Ayr�ca, insanlar� fakir olmakla, maddi menfaatlerinin zarar g�rmesiyle korkutup din ahlak�ndan uzak tutmaya �al��mak �eytan�n �zelliklerinden biridir. Bu ger�ek Kuran'�n, "�eytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size �irkin hayas�zl��� emrediyor..." (Bakara Suresi, 268) ayetiyle insanlara haber verilmi�tir. M�naf�kane karaktere sahip olan insanlar da �eytan�n telkinlerinin etkisiyle, m�minlere destek olmaktan, sahip olduklar� imkanlar�n� Allah yolunda seferber etmekten s�rekli ka��n�rlar. Peygamberimiz (sav) d�nemindeki m�naf�klar�n, Peygamber Efendimiz (sav) ve sahabelerle birlikte hareket etmekten ka��nmalar� ve bunun i�in bir�ok yalan �ne s�rmeleri bu konuda dikkat �ekici bir �rnektir. S�z konusu m�naf�klar�n bu tav�rlar� Kuran'da ��yle haber verilmi�tir:

��te orada, iman edenler s�nanm�� ve �iddetli bir sars�nt�yla sars�nt�ya u�rat�lm��lard�. Hani, m�naf�k olanlar ve kalplerinde hastal�k bulunanlar: "Allah ve Resul�, bize bo� bir aldan��tan ba�ka bir �ey vaat etmedi" diyorlard�. Onlardan bir grup da hani ��yle demi�ti: "Ey Yesrib (Medine) halk�, art�k sizin i�in (burada) kalacak yer yok, �u halde d�n�n." Onlardan bir topluluk da: "Ger�ekten evlerimiz a��kt�r" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(�n evleri) a��k de�ildi. Onlar yaln�zca ka�mak istiyorlard�. (Ahzap Suresi, 11-13)

Ayetlerde haber verildi�i gibi, Peygamberimiz (sav) ile birlikte olan m�minler bir denemeden ge�irilmi�; salih olanlar Hz. Muhammed (sav)'e sad�k kalm��, kalplerinde hastal�k olanlar ise samimiyetsizliklerini hemen ortaya koymu�lard�r. Menfaatlerinin zedelenece�inden duyduklar� b�y�k korku onlar�n ger�ek y�z�n� ortaya ��karm��t�r. Sadece kendileri geride kalmakla yetinmemi�ler, m�minleri de do�ru yoldan ay�rmak i�in �aba harcam��lard�r. Sahabeler ise Rabbimiz'in bu denemesi kar��s�nda, ayette belirtildi�i gibi; "... Bu, Allah'�n ve Resul�'n�n bize vaat etti�i �eydir; Allah ve Resul� do�ru s�ylemi�tir... " (Ahzap Suresi, 22) diyerek �rnek bir ahlak sergilemi�lerdir.

Deccal'in fitneleri ve aldatmacalar� kar��s�nda da salih m�minlerin b�yle bir tav�r g�stermeleri gerekir. Unutulmamal�d�r ki, "Andolsun, Biz sizi biraz korku, a�l�k ve bir par�a mallardan, canlardan ve �r�nlerden eksiltmekle imtihan edece�iz. Sab�r g�sterenleri m�jdele." (Bakara Suresi, 155) ayetiyle buyuruldu�u gibi, Allah iman edenleri �e�itli konularda deneyebilir. Rabbimiz b�yle bir deneme kar��s�nda sab�r g�sterenleri m�jdeleyerek Allah Kat�nda makbul olan tavr� bizlere bildirmi�tir.

Hadislerin i�aretlerine g�re, Deccal de M�sl�manlar i�in ilk bak��ta zorluk gibi g�r�nen pek �ok s�k�nt�l� olaya vesile olacak, M�sl�manlar�n sahip olduklar� imkanlar� ellerinden alarak onlara zorluk vermek isteyecektir. Bu durum, ge�mi�teki sahabeler gibi g�n�m�zde de g�n�lden iman eden t�m m�minlerin �evkini, iman�n� ve azmini art�rmal�; iman sahipleri yaln�zca Rabbimiz'e tevekk�l edip g�venmelidirler. Hi� ��phesiz Allah Kendisi'ne tevekk�l edenlere yard�m eder, onlar i�in her zorlukla beraber bir kolayl�k k�lar. Kavmi Hz. �brahim'i ate�e atmak istedi�inde Rabbimiz ate�i ona serin k�lm��, Hz. Musa, Firavun'un ordular�ya iki deniz aras�nda kald���nda Rabbimiz denizi ikiye yararak salih m�minlere yard�m�n� ula�t�rm��t�r. �man sahipleri Rabbimiz'in salih m�minler �zerindeki rahmetini ve deste�ini unutmamal� ve ahir zamanda Deccal'in fitneleri kar��s�nda da ayn� tevekk�l ahlak�yla hareket etmelidirler


Deccal, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye Kar�� Materyalist �deolojileri Destekleyerek, Onlar�n Tan�nmalar�n� Engelleyecektir

Ahir zaman�n en belirgin �zelliklerinden biri materyalist ve ateist ideolojilerin yayg�nla�mas� ve insanlar�n ya�am stillerinin bu sapk�n fikir ak�mlar� do�rultusunda �ekillenmesidir. Bu nedenledir ki Hz. Mehdi (a.s.) ortaya ��kt���nda onun en b�y�k fikri m�cadelesi, insanlar� din ahlak�ndan uzakla�t�ran ve insanl��a b�y�k felaketler getiren materyalizm ve ateizme kar�� olacakt�r. Dinsizli�in hakim olmas�n� hedefleyen Deccal'in en �ok destekledi�i ve yayg�nla�t�rmaya �al��t��� ideolojiler de hi� ��phesiz materyalist ve ateist olanlard�r. Hatta pek �ok �slam alimi, hadislerde Deccal'le ilgili yer alan bilgileri yorumlarken, Deccal'in materyalist g�� odaklar�n�n liderli�ini �stlenece�ini belirtmi�lerdir. Konuyla ilgili olarak b�y�k �slam m�tefekkiri Bedi�zzaman'�n a��klamas� �u �ekildedir:

�kinci cereyan ise: Tabiiyyun (tabiat��l�k), maddiyyun (maddecilik) felsefesinden tevell�t eden (do�an) bir cereyan-� nemrudane (bir dinsiz hareket), gittik�e ahir zamanda felsefe-i maddiye (maddeci felsefe) vas�tas�yla inti�ar ederek (yay�larak) kuvvet bulup, Uluhiyeti inkar edecek bir dereceye gelir... Allah'� inkar eden o cereyan efradlar� (fertleri), birer k���k Nemrud h�km�nde nefislerine birer rububiyet (Rab'lik) verir. Ve onlar�n ba��na ge�en en b�y�kleri, ispritizma ve manyetizman�n (hipnotizma ve cinlerle ba�lant�) hadisat� nev'inden m�thi� harikalara mazhar (sahip) olan Deccal ise, daha ileri gidip, cebbarane (zorla) suri (g�r�n�rdeki) h�kumetini bir nevi rububiyet (Rabl�k) tasavvur edip uluhiyetini (ilahl���n� -Allah'� tenzih ederiz-) ilan eder. Bir sine�e ma�lup olan ve bir sine�in kanad�n� bile icad edemeyen aciz bir insan�n uluhiyet dava etmesi ne derece ahmak�as�na bir maskaral�k oldu�u malumdur.120

"...Ve onlar�n ba��na ge�en en b�y�kleri, ispritizma ve manyetizman�n hadisat� nev'inden m�thi� harikalara mazhar olan Deccal ise...": �nsanlar� din ahlak�ndan uzakla�t�rmak i�in materyalist ve ateist ideolojilerden destek bulan g��lerin ba��na ise Deccal ge�ecektir. Hipnotizma gibi birtak�m ola�an�st� g��ler kullanacak olan Deccal, din ahlak�na kar�� olan odaklar� birle�tirecek ve onlar�n lideri konumuna gelecektir

"...Ve onlar�n ba��na ge�en en b�y�kleri, ispritizma ve manyetizman�n hadisat� nev'inden m�thi� harikalara mazhar olan Deccal ise...": �nsanlar� din ahlak�ndan uzakla�t�rmak i�in materyalist ve ateist ideolojilerden destek bulan g��lerin ba��na ise Deccal ge�ecektir. Hipnotizma gibi birtak�m ola�an�st� g��ler kullanacak olan Deccal, din ahlak�na kar�� olan odaklar� birle�tirecek ve onlar�n lideri konumuna gelecektir.

Materyalist ve ateist felsefelerin yayg�nla�t�r�lmas�nda Deccal'in telkin ve propaganda �al��malar�n�n rol� ku�kusuz b�y�kt�r. Hadislerin i�aretlerine g�re, bu telkinlerin bas�n yay�n yolu da dahil olmak �zere �e�itli yollarla s�rekli tekrarlanmas� baz� insanlarda hipnoz benzeri bir etki yapacakt�r. �nsanlar�n �o�unlu�u, do�rulu�unu ara�t�rmadan, nelere neden olabilece�ini d���nmeden, yalanlar�n� g�z ard� ederek bu telkinlerin etkisi alt�nda kalacaklard�r. Bedi�zzaman da eserlerinde, materyalizmin veba hastal��� gibi bula��c� oldu�unu belirtmi�, halka telkin edilerek yayg�nla�t�r�ld���na dikkat �ekmi�tir:

Maddiyyunluk (ateist, materyalist ve Darwinist felsefeler) manevi taundur (bula��c� bir veba hastal���d�r) ki, be�ere �u m�thi� s�tmay� tutturdu, gazab-� �lahiye �arpt�rd�. Telkin ve tenkid kabiliyeti tevess� ettik�e (geli�tik�e), o taun da (bula��c� veba hastal��� da) tevess� eder (geli�ir).121

Deccal'in bu dinsiz ak�mlar� desteklemesi ve bunlar�n insanlar aras�nda yayg�nla�mas� i�in b�y�k �aba harcamas� pek �ok insan�n Kuran ahlak�ndan uzakla�mas�na, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin kar��s�nda yer almalar�na neden olacakt�r. (En do�rusunu Allah bilir).

Deccal'in sonunda muhakkak yenilgiyle neticelenecek olan bu m�cadelesi kar��s�nda Hz. Mehdi (a.s.), Allah'�n varl���n� ve birli�ini t�m delilleriyle anlatan, ateist, materyalist ve Darwinist ideolojilerin a�mazlar�n� ve yan�lg�lar�n� a��k�a ortaya koyan b�y�k bir fikri m�cadele y�r�tecektir. Materyalizm, ateizm ve bu sapk�n ideolojileri dayanak noktas� edinmi� t�m bat�l ak�mlar, Hz. Mehdi (a.s.)'nin b�y�k fikri m�cadelesi sonucunda Allah'�n izniyle fikren yerle bir olacaklard�r. Bedi�zzaman Said Nursi, Hz. Mehdi (a.s.)'nin yerine getirece�i g�revleri a��klarken, materyalizmle olan fikri m�cadelesine �zel olarak dikkat �ekmi�tir:

Ve onun �� b�y�k vazifesi olacak:

Birincisi: Fen ve felsefenin tasallutuyla (etkisiyle) ve maddiyun ve tabiiyyun taunu (ateizm ve materyalizm denilen bula��c� veba hastal���), be�er i�inde inti�ar etmesiyle (insanlar aras�nda yay�lmas�yla), her�eyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini tam susturacak bir tarzda iman� kurtarmakt�r.122

"... Fen ve felsefenin tasallutuyla ve maddiyun ve tabiiyyun taunu... her�eyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini tam susturacak...": Bilimsel ve felsefi delilleri de kullanarak, ateist, Darwinist ve materyalist ak�mlar� tam olarak susturacak, yani fikren etkisiz hale getirecektir.


Deccal, Hipnoz, Telkin ve Benzeri Aldat�c� Y�ntemlerle �nsanlar� Kand�rarak Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�na Engel Olmaya �al��acakt�r

Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki ve �slam alimlerinin a��klamalar�ndaki i�aretlere g�re, Deccal'in sahip oldu�u maddi g�� ve insanlar�n nefsani isteklerinin kar��land��� bir ortam haz�rlamas�, verdi�i telkinlerin toplumun b�y�k kesimi �zerinde adeta hipnoz etkisi yapmas�na neden olacakt�r. Deccal toplumlar �zerinde olu�turdu�u bu hipnoz etkisini pek �ok unsurla destekleyerek daha da g��lendirecektir. B�y�k bir cehaletle Deccal'in ge�ici imkanlar�n�n b�y�s�ne kap�lan, vicdanlar�n�n sesini bast�r�p nefislerinin tutkular�na g�re ya�ayan insanlar�n zihni, bir anlamda tamamen Deccal'in kontrol� alt�na girecektir. Deccal'in insanlar �zerindeki bu kontrol�, radyolarda, televizyonlarda yap�lan yay�nlarla, gazetelerde ve dergilerde yer alan bilgilerle, kimi zaman da kasetler, kitaplar ve filmlerle daha da peki�tirilecektir. T�m bu ara�lar kullan�larak, farkl� �sluplar, kelimeler, c�mleler ve tekniklerle insanlar�n bilin�altlar�na ayn� telkinler verilecektir. Bu �ekilde insanlar, Allah'�n varl���n�, hesap g�n�n�, �l�m�n yak�nl���n�, cennetin ve cehennemin varl���n� unutup, sorgusuzca d�nyevi h�rslar� ve g�zellikleri t�ketmeye y�nlendirileceklerdir.

Burada �unu da a��klamak gerekir; Deccal'in radyo, televizyon, gazete, dergi gibi ileti�im ara�lar�n� kullanacak olmas� bu ara�lar�n tamam�n�n insanlar� do�ru yoldan ay�racak telkinlere arac�l�k etti�i anlam�n� hi�bir �ekilde ta��mamaktad�r. Bu alanlarda �al��an pek �ok d�r�st ve g�zel ahlakl� insan, toplumu bilin�lendirmek, insanlar� iyiye ve g�zele y�nlendirmek i�in gayret g�stermektedir. Ancak bu durum, Deccal'in de ayn� ara�lar� ba�ka ama�lar i�in kullanabilece�i ger�e�ini de�i�tirmemektedir.

Deccal'in ana hedeflerinden biri, elindeki bu imkanlar� kullanarak insanlar� gayri me�ru bir hayata y�nlendirmektir. Bu ama� do�rultusunda s�sl� k�yafetler, g�steri�li mekanlar, l�ks arabalar, g�zel yiyecekler ve i�ecekler de kullan�l�r. �nsanlar bunlara sahip olmak i�in �zendirilir, ancak bu bir h�rsa d�n��t�r�l�r ve bunlara ula�mak insanlar�n tek gayesi haline getirilir. Allah r�zas� i�in talep edilip kullan�ld���nda birer nimet olan t�m bu imkanlar, insanlar� do�ru yoldan ay�rmak i�in birer ara� haline getirilir. Bunlar� elde etmek i�in ba�vurulan her yol, insanlara me�ru olarak g�sterilir. �ok y�nl� olarak nefislerine hitap edilen bu ortamda, yeterli maddi imkana sahip olmad�klar� i�in bunlar� elde edemeyenler gayri me�ru yollara s�r�klenir. Kimi zaman gazetelerde yer alan suni haberlerle, kimi zaman dizi, kimi zaman film, kimi zaman da romanlarla bu gayri me�ru yollar insanlara ��retilir. �zendirildikleri sapk�n ya�am stiline ne �ekilde kavu�abilecekleri s�rekli yinelenen telkinlerle bu kimselere tarif edilir.

T�m bunlar yap�l�rken, insanlar�n samimi olarak d���nmelerini engelleyecek tedbirler de al�n�r. Bir yandan insanlar�n zevkleri, istekleri, talepleri gayri me�ruiyete y�nlendirilirken bir yandan da do�runun fark�na varmalar�na engel olabilmek i�in zihinlerinin kar��t�r�lmas�na ve sa�l�kl� d���nemeyecekleri ortamlar�n haz�rlanmas�na �zen g�sterilir. B�ylelikle hipnozun s�reklili�i sa�lanm�� olur. Hipnoz da derece derecedir. �rne�in sabit ritimli m�zikler, bu hipnozun g��lendirilmesinde bir t�r destek arac� olarak kullan�labilir. S�rekli ayn� ritim ve tempoda, y�ksek sesle yay�nlanan m�zi�in g�r�lt�s�yle beyinler adeta ambele olur ve d���nemez hale gelir. �nsanlar fark�na varmadan, dikkatlerini di�er her�eye kapat�rlar. Bunun gibi korku ve gerilim filmleriyle de insanlar�n sinirleri ve iradeleri zay�flat�larak telkine ve y�nlendirmeye a��k hale getirilebilir.

Ancak Allah'a samimi bir kalple iman eden ve ahiret yurdunu ama� edinen m�minler bu �ok y�nl� telkin ve propaganda faaliyetine aldanmaz ve bu telkinlerden etkilenmezler. Allah'tan gere�i gibi korkmayan, akl� ve iman� zay�f olan insanlar ise kolayl�kla Deccal'in hipnozu alt�na girerler. Bir filmin senaryosu aras�na s�k��t�r�lm�� c�mleler, bir reklamda yer alan k�sa, birer anl�k g�r�nt�ler, bir �ark� s�z�nde ifade edilen d���nceler bu ki�iler �zerinde kolayl�kla olumsuz bir etki yapabilir. �o�u zaman ki�inin fark�nda olmad��� tek bir g�r�nt�n�n, tek bir c�mlenin dahi hipnozda �nemli bir etkisi olur. Nitekim intihar� �zendiren bir �ark�n�n ard�ndan, pek �ok insan�n intihar etmeye kalk��mas� bu durumun �arp�c� �rneklerinden biridir.

Deccal'in insanlar �zerinde hipnoz etkisi olu�turmak i�in kullanaca�� bu y�ntemde tekrarlar�n da b�y�k �nemi vard�r. Hadislerde, k�t�l���n s�rekli iyi bir�ey gibi �zendirilmesinin yan� s�ra, iyi olan�n da s�rekli k�t� olarak tan�t�lmas�n�n Deccal'in �nemli ve s�k kullanaca�� taktiklerdenden oldu�una i�aret edilmi�tir. Deccal, bu y�ntemi �zellikle de, kendisinin ger�ek y�z�n� de�ifre edece�inden korktu�u ki�ilere kar�� uygulayacakt�r. Zira Allah'tan korkan, samimi olarak iman eden ve insanlar� da g�zel ahlaka davet eden kimseler, Deccal i�in b�y�k tehlike arz etmektedir. Bu durumda, bu kimseler aleyhinde �ok farkl� kaynaklarla, tekrar tekrar yap�lan aleyhte telkinler devreye girer. Bu �yle bir hal al�r ki, bir s�re sonra insanlar hi� d���nmeden, kendilerine sunulan bilgileri bir kere bile de�erlendirmeden, �o�u zaman bir delil dahi soru�turmaya gerek duymadan t�m duyduklar�na inan�r hale gelirler.

Deccal t�m bu telkinleri insanlar�n nefislerine ho� gelen ortamlarda verece�i i�in, bu durum onlar�n Deccal'in fitnesini g�rmelerini engelleyecek ve s�regelen telkinleri kolayl�kla kabullenmelerini sa�layacakt�r. �zerlerinde olu�an hipnoz etkisi nedeniyle, nefislerini memnun eden bu ortamlarda din aleyhinde ve M�sl�manlar hakk�nda yap�lan olumsuz konu�malar� son derece makul kar��layacak ve sorgusuzca kabulleneceklerdir.

Ahir zamanda Deccal'in telkinleriyle olu�acak bu ortama Bedi�zzaman da eserlerinde dikkat �ekmi�, insanlar �zerinde "sersemlik olu�turaca��n�" s�yledi�i bu etkiye kar�� t�m M�sl�manlar� uyarm��t�r:

Bu f�rt�nal� zaman�n hissi ibtal eden (hisleri ��r�ten) ve be�erin nazar�n� (dikkatini) afaka (uzaklara) da��tan ve bo�an cereyanlar, ibtal-i his nevinden (duygular� yok eden t�rden) bir sersemlik vermi� ki; ehl-i dalalet manevi azab�n� muvakkaten (ge�ici olarak) tam hissedemiyor. Ehl-i hidayete dahi gaflet bas�yor, hakiki lezzetini tam takdir edemiyor.123

Bedi�zzaman'�n bu s�z�nde �zerinde durdu�u �nemli konulardan bir di�eri de, "be�erin nazar�n�n da��lmas�na ve bo�ulmas�na neden olan cereyanlar" yani insanlar�n dikkatini hayati konulardan �nemsiz konulara y�nelten ak�mlar�n varl���d�r. Ancak bu d�nemde en �nemli tehlikelerden biri, inananlar�n bir k�sm�n�n da s�z konusu ko�ullar nedeniyle bir t�r gaflete kap�lmalar� ya da �e�itli tedirginlik ve endi�eler nedeniyle, do�runun savunuculu�unu yapmaktan ka��nmalar�d�r. B�y�k �slam alimi Bedi�zzaman'�n, "ehl-i hidayete dahi gaflet bas�yor" s�zleriyle ifade etti�i bu durumdan sak�nmak t�m M�sl�manlar�n vazifesidir. Bedi�zzaman Said Nursi eserlerinde ayr�ca s�z konusu hipnozun olu�turulmas�nda baz� bas�n yay�n ara�lar�n�n �stlendi�i role de i�aret etmi�tir:

... Her sabah ve ak�am gazetelerle g�nahlar� ve malayaniyat� (faydas�zl���) birbirine nakledip ��retmektedirler. ��te bu sefih (zevk ve e�lenceye d��k�n) medeniyet sebebiyle, gaflet perdesi o kadar kal�nla�m�� ve onun s�s ve fantaziyeleriyle hicab (utanma duygusu) o kadar kesafet peyda etmi�tir ki (bulan�k hale gelmi�tir ki); adeta y�rt�lmaz bir hale gelmi�.124

Bedi�zzaman Said Nursi bu s�zlerinde bas�n ve yay�n ara�lar�yla yap�lan baz� telkinlerin insanlar� y�nlendirmedeki etkisine i�aret etmi�tir. Bu yolla yap�lan telkinlerin olu�turdu�u hipnoz halinin neredeyse ortadan kald�r�lamayacak bir boyuta gelmesi ise ahir zaman�n �nemli �zelli�idir. Ancak, Allah'�n izniyle, Hz. �sa'n�n ikinci kez yery�z�ne geli�i ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin b�y�k fikri m�cadelesi sonucunda bu gaflet perdesi tam anlam�yla ortadan kald�r�lacak, insanlar� haktan ve do�rudan al�koyan hipnoz hali son bulacak, Kuran ahlak� t�m d�nyaya hakim olacakt�r.


Deccal Teknolojinin �mkanlar�n� Kullanarak Ger�ek Y�z�n� Saklayacak ve Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�na Engel Olacakt�r

Deccal ile ilgili baz� hadislerde mecazi anlat�mlar kullan�lm�� ve �slam alimleri de eserlerinde bu anlat�mlar�n nelere i�aret ediyor olabilece�ine dair yorumlarda bulunmu�lard�r. �slam alimleri, Deccal'in insanlar� hak ve do�ru olandan uzakla�t�rmak i�in, geldi�i devrin her t�rl� teknolojik imkan�ndan faydalanaca�� konusunda hemfikirdirler. Bu konuda kaynak g�sterilen hadislerden biri Nevvas b. Seman'dan rivayet edilmi�tir. S�z konusu hadiste, Deccal'in "Yery�z�nde 40 g�n kalaca��, ancak do�udan bat�ya; kuzeyden g�neye her yeri gezece�i" ifade edilmektedir. Di�er hadislerde ise �u �ekilde bildirilmektedir:

Deccal �n�ne bulutu katan r�zgar gibi h�zl� gider.125

Yery�z�n�n ayaklar�n�n alt�nda ko�un derisinin y�nden d�r�ld��� gibi d�r�lece�i...126

T�m bu haberler, �slam alimleri taraf�ndan Deccal'in g�n�m�z�n u�ak, h�zl� tren gibi modern ula��m ara�lar�n� kullanarak faaliyet sahas�n� t�m d�nyaya yayaca�� ve d�nyan�n d�rt bir yan�na ula�abilece�i ileti�im ara�lar�n� kullanaca�� �eklinde yorumlanm��t�r.127

�slam alimlerinin bu a��klamalar�na g�re Deccal, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin tan�nmas�na engel olabilmek, bu kutlu insanlar�n hakka dayal� m�cadelelerine ve yapt�klar� hay�r i�lerine engel olabilmek i�in d�nyan�n d�rt bir yan�nda faaliyet g�sterecek ve �a��m�z�n sundu�u t�m teknolojik imkanlardan faydalanacak olabilir. (En do�rusunu Allah bilir). �nternet vas�tas�yla d�nyan�n hemen her k��esiyle bilgi al��veri�inin sa�land���; uydular sayesinde d�nyan�n herhangi bir �lkesinde herhangi bir ki�inin istenildi�i gibi takip edildi�i; uluslararas� yay�n yapan televizyon kanallar� sayesinde her t�rl� haberin her yere iletilebildi�i; mobil telefonlarla d�nyan�n en uzak noktalar�ndaki ki�ilere dahi kolayl�kla ula��ld��� g�n�m�zde bu imkanlar�n nas�l, ne �ekilde ve hangi ama�la kullan�ld��� b�y�k �nem ta��maktad�r. Hadislerde i�aret edildi�ine g�re, Deccal t�m imkanlar�n�, Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin tan�nmamalar�n� sa�lamak ve onlar�n Kuran ahlak�n� t�m yery�z�ne hakim k�lmalar�n� engellemek i�in kullanacakt�r. (En do�rusunu Allah bilir).

Yine hadislerde i�aret edildi�ine g�re, peygamberlere at�lan iftiralar�n benzerlerini Deccal de ahir zaman�n bu kutlu �ah�slar�na y�neltmeye kalk��acakt�r. G�n�m�z teknolojisinden yararlanarak b�y�k bir h�zla bu iftiralar� yayg�nla�t�racak, halk�n b�y�k bir k�sm� da, ayn� anda farkl� kaynaklardan yap�lan bu as�ls�z propagandaya aldanacaklard�r. Deccal'in �zerlerinde olu�turaca�� bu etki nedeniyle Hz. �sa'n�n kutlu bir peygamber, Hz. Mehdi (a.s.)'nin ise Peygamberimiz (sav)'in yakla��k1400 sene �ncesinden m�jdeledi�i b�y�k bir kurtar�c� oldu�unu anlayamayacak ve onlar� tan�yamayacaklard�r. Bu m�barek insanlar�n kendilerini kurtulu�a �a��rd�klar�n� ve onlara uymalar� gerekti�ini fark edemeyecek ve onlardan y�z �evireceklerdir. (En do�rusunu Allah bilir).

Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde ve �slam alimlerinin a��klamalar�nda i�aret edildi�i �zere, Deccal salih m�minlere kar�� onlar� tutuklamak, yurtlar�ndan s�rmek, �e�itli i�kencelere maruz b�rakmak ve hatta canlar�na kast etmek ama�l� �e�itli tuzaklar da kuracakt�r. Mekkeli m��riklerin Hz. Muhammed (sav)'e, kavminin Hz. �brahim'e, Firavun'un Hz. Musa'ya, kavimlerinin �nde gelenlerinin Hz. Nuh'a, Hz. �uayb'a, Hz. Yakup'a haz�rlad�klar� hileli d�zenlerin benzerlerini Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)i�in de uygulamaya kalk��acakt�r. Tarih boyunca peygamberlere kar�� koyan bu ki�iler de, ya�ad�klar� d�nemlerde sahip olduklar� maddi manevi her t�rl� imkan� m�minlerle m�cadele etmek i�in kullanm��, onlar� iman etmekten ve insanlar� imana davet etmekten menedebilmek i�in t�m varl�kl�klar�n� ortaya koymaktan �ekinmemi�lerdir. Bu durum inkarc� ahlak�n�n bir �zelli�idir. Bu ger�ek bir Kuran ayetinde ��yle haber verilmi�tir:

Ger�ek �u ki, inkar edenler, (insanlar�) Allah'�n yolundan engellemek i�in mallar�n� harcarlar; bundan b�yle de harcayacaklar. Sonra bu, onlara y�rek ac�s� olacakt�r, sonra bozguna u�rat�lacaklard�r. �nkar edenler sonunda cehenneme s�r�l�p toplanacaklard�r. (Enfal Suresi, 36)

Ayette de belirtildi�i gibi, inkar edenlerin b�t�n bu �abalar� Allah'�n izniyle daima bo�a ��kacakt�r. Bu nedenle Deccal de, ahir zamanda verece�i bu m�cadelede, en ileri teknolojiyi kullansa, maddi olarak olabildi�ine geni� imkanlara sahip olsa da asla istedi�i neticeyi elde edemeyecek, sonunda Allah'�n izniyle samimi olarak iman edenler �st�n geleceklerdir. �unu unutmamak gerekir ki, t�m g�c�n ve kuvvetin as�l sahibi Y�ce Allah't�r. Rabbimiz, ayetlerde �st�n gelecek olan�n daima el�ileri ve el�ilerine uyanlar oldu�unu haber vermi�tir:

Allah, yazm��t�r: "Andolsun, Ben galip gelece�im ve el�ilerim de." Ger�ekten Allah, en b�y�k kuvvet sahibidir, g��l� ve �st�n oland�r. (M�cadele Suresi, 21)

Salih m�minlerin bu �st�nl���, Allah'�n izniyle, Deccal'in fikren yenilgiye u�rat�l�p yok edilmesi, din ahlak�na uygun olmayan ideolojilerin fikren ortadan kald�r�lmas� ve Kuran ahlak�n�n t�m d�nyaya hakim olmas� ile ger�ekle�ecektir. Ahir zamanda Rabbimiz, bu kutlu ba�ar�y� Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye nasip edecek, onlar�n vesilesiyle yery�z� �slam ahlak�n�n ayd�nl���na kavu�acakt�r.


Deccal, Birtak�m Ola�an�st� G��lerle �nsanlar� Aldatarak Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Deccal'in hadislerde bildirilen �zelliklerinden biri de kendini bir m�r�it gibi hatta bir peygamber gibi tan�tmas�d�r. Bu da Deccal'in k�t�l��� organize ederken insanlar� s�zde Allah ad�na, sanki dini bir ama� g�d�yormu� gibi g�r�nerek y�nlendirece�ine i�aret etmektedir. (En do�rusunu Allah bilir). Hadislerde yer alan a��klamalara g�re, Deccal en sonunda da s�zde ilahl���n� iddia edecektir (Allah'� tenzih ederiz). Bu konuyu bildirilen hadislerden biri ��yledir:

(Deccal) ��kt��� zaman ... herkes ONU SAH�C� B�R M�R��T SANIP pe�ine tak�lacak, sonra K�fe'ye gelince ayn� �ekilde �al��malar�n� s�rd�recek, DERKEN PEYGAMBERL�K �DD�A EDECEK... Bunu g�ren ak�l sahibi ki�iler ondan ayr�lacaklar... Daha sonra ULUH�YET (ilahl�k) DAVASINDA bulunacak... Ha�a "Ben Allah'�m" diyecek... (Taberani bunu Sahabi olan b. Mu'temer'den b�yle rivayet etmi�tir.) 128

Bir ba�ka hadiste ise, Deccal'in bu sapk�nl��� ��yle haber verilmektedir:

O (Deccal) �nce: "BEN B�R PEYGAMBER�M", diyecektir. Halbuki benden sonra hi�bir peygamber yoktur. Sonra ikinci bir iddiada bulunarak: "BEN RABB�N�Z�M", diyecektir. Halbuki siz �l�nceye kadar Rabbinizi g�remezsiniz.. 129

Hadislerde verilen bilgilerden de a��k�a anla��ld��� gibi, Deccal kendisini safha safha g�sterecektir. (En do�rusunu Allah bilir). As�l d���ncesi kendisinin s�zde ilah oldu�udur. Ancak bunu ilk planda a��k�a ifade etmesi durumunda planlar�n�n zarar g�rebilece�ini d���nd���nden, bu konuda insanlara yava� yava� telkinde bulunur. Bu nedenle �nce yol g�sterici, sonra peygamber, ard�ndan da s�zde ilah oldu�unu ilan eder.

T�m bu a�amalarda ise Deccal �eytan�n telkinleriyle hareket eder. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'in dostunun ve yard�mc�s�n�n �eytan oldu�unu, Deccal'in bat�la dayal� m�cadelesinde �eytan ve dostlar�ndan yard�m alaca��n� bildirmi�tir. Peygamberimiz (sav) ayr�ca Deccal'in, �eytan�n da yard�m� ve deste�iyle kendisinin s�zde ilah oldu�u yalan�n� insanlar aras�nda yayaca��n� haber vermi�tir:

... �EYTANLAR ONA: "NE �STERSEN S�YLE, YAPALIM!" diyecekler. O da: "Haydi gidin, insanlara benim onlar�n Rabbi oldu�umu s�yleyin!" deyip her birini bir tarafa salacak...130

Hadislerde Deccal'in s�zde ilahl���n� iddia ederken �eytan�n da yard�m�yla baz� aldat�c� y�ntemler kullanarak, birtak�m ola�an�st� g��lere sahip olaca�� haber verilmi�tir. Bu hadislere g�re Deccal, kendisinin ilah oldu�u sapk�nl���n� �ne s�rerken kendince bunu delillendirmek i�in insanlara, kendisini �l�leri diriltiyor gibi g�sterecektir. Hadislerde, Deccal'in hileleri aras�nda "�l� develeri diriltmi� gibi g�stererek bir toplulu�u kendisine inand�rd���" 131 bir ba�ka ki�iyi "anne babas�n� diriltmi� gibi g�stererek kand�rd���" ve "testereyle par�alara ay�rd��� bir ki�iyi yeniden diriltece�ini s�yledi�i" gibi bilgiler say�lmaktad�r. Konuyla ilgili hadislerden baz�lar� �u �ekildedir:

Fitnesinden birisi de �udur: O, bir bedeviye: "S�yle bakay�m! E�er ben senin i�in anan� ve baban� diriltirsem benim senin Rabbin oldu�uma �ehadet eder misin?" diyecek. Bedevi de: "Evet," diyecek. Bunun �zerine iki �eytan onun babas� ve anas� suretlerinde ona g�r�necekler...132

"�imdi ben bu adam� �ld�r�r, sonra diriltirsem, benim uluhiyet (ilahl�k) iddias� i�inde ��phe eder misiniz?" diye sorar. 133

Onun bir fitnesi de �udur: O, tek bir ki�iye musallat k�l�narak o ki�iyi �ld�r�p testereyle bi�ecek. Hatta o ki�inin cesedi iki par�aya b�l�nm�� olarak (ayr� ayr� yerlere) at�lacakt�r. Sonra Deccal (orada bulunanlara): "�u (�ld�rd���m) kuluma bak�n�z. �imdi ben onu diriltece�im..." diyecektir. 134

T�m bu hadislerde de i�aret edildi�i gibi, Deccal'in bu eylemleri, taraftar toplamak ve insanlar� Kuran ahlak�ndan uzakla�t�rmak i�in yapt��� aldatmacalar ve fitnelerdendir. Deccal'in bu hileleri, �slam alimleri taraf�ndan "istidrac" yani "Allah'�n insanlar� denemek i�in yaratt��� ve kafirlerde g�r�len yalanc� mucizeler" olarak nitelendirilmi�tir. Ancak g�rd�klerini Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri do�rultusunda de�erlendirmeyen insanlar bunlar� adeta birer "mucize" zannedebilirler. Oysa mucize Allah'�n veli kullar�na l�tfetti�i bir nimettir. Deccal'in yapt��� hilelerin hepsi ise, insanlar�n denenmesi i�in Allah'�n Deccal'e verdi�i �zelliklerden kaynaklanmaktad�r. D�nya hayat� insanlar�n denenmesi i�in yarat�lm�� bir mekand�r. Ahir zamanda da Deccal'in fitneleri ve hileleri pek �ok insan i�in imtihan konusu olacakt�r. Salih m�minler, bu hileleri g�rd�klerinde Deccal'i tan�y�p, onun hadislerde haber verilen Deccal oldu�una kanaat getirirlerken, insanlar�n �nemli bir k�sm� da bu aldatmacalara kap�lacaklard�r.

�slam alimleri ayr�ca, Deccal'in bu ve bunun gibi hileleri hipnotizma ve benzeri y�ntemler kullanarak ger�ekle�tirebilece�ine dikkat �ekmi�lerdir. (En do�rusunu Allah bilir). Bedi�zzaman Said Nursi, Deccal'in bu �zelli�ini ��yle dile getirmi�tir:

B�y�k Deccal'in ispirtizma nevinden teshir edici (hipnotize edici) �zellikleri bulunur... Sadece d�nyay� maksad edinen bu m�nkir (inkarc�), mutlak inan�s�zl�ktan ��kan bir c�ret ve cesaretle mukaddesata (kutsal de�erlere) h�cum eder. ��in hakikatini bilmeyen halk, bunu harikulade bir iktidar ve cesaret olarak g�r�r. 135

Bedi�zzaman Deccal'in bu y�n�n� bir ba�ka s�z�nde de ��yle a��klam��t�r:

Ve onlar�n ba��na ge�en en b�y�kleri, �SPR�T�ZMA VE MANYET�ZMANIN HAD�SATI NEV'�NDEN (hipnotizma ve cinlerle ba�lant� �eklinde olaylarla) M�TH�� HAR�KALARA MAZHAR (sahip) OLAN DECCAL ise, daha ileri gidip, cebbarane (zorla) suri (hakiki, ciddi ve samimi olmayan) h�kumetini bir nevi rububiyet (Rablik, sahiplik) tasavvur edip Uluhiyetini (�lahl���n� -Allah'� tenzih ederiz-) ilan eder...136

Bedi�zzaman'�n da s�z�nde belirtti�i gibi, Deccal hipnotizma ve b�y� g�sterileri gibi aldatmacalarla, yeterince bilgi sahibi olmayan veya imanen zay�f olan pek �ok ki�iyi kand�rabilir.

�nkarc�lar�n zaman zaman bu tip y�ntemler kullanabilece�i Kuran ayetlerinde de bildirilmi�tir. Firavun ve �evresindekiler, Hz. Musa'y� b�y�c�l�kle itham etmeye kalk��m�� ve Hz. Musa'n�n d�nemin en �nl� b�y�c�leri ile kar�� kar��ya gelmesini istemi�lerdir. Kendi ak�llar�nca Hz. Musa'ya hileli bir d�zen kurmu�lar; bu olayla �st�n gelebileceklerini ve b�ylece Hz. Musa'n�n yan�ndaki m�minlerin da��l�p gidece�ini sanm��lard�r. Ancak Allah, inkar edenlerin t�m tuzaklar�n� da oldu�u gibi, Firavun'un bu tuza��n� da tam tersine �evirmi�tir. Hz. Musa, Allah'�n takdiriyle, kendisine getirilen b�y�lere kar�� mucizeler g�stermi� ve bu durum, Hz. Musa'n�n kar��s�nda bulunan ki�ilerin de imanlar�na vesile olmu�tur. Bu ki�iler, daha sonra cesaretleri ve samimiyetleri ile t�m iman edenlere �rnek olacak bir tav�r sergilemi�lerdir. Ayetlerde bu olay ��yle bildirilmi�tir:

Firavun kavminin �nde gelenleri dediler ki: "Bu ger�ekten bilgin bir b�y�c�d�r. Sizi topraklar�n�zdan s�r�p-��karmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?" Dediler ki: "Onu ve karde�ini �imdilik bekletiver (verece�in cezay� ertele), �ehirlere de toplay�c�lar yolla, b�t�n bilgin b�y�c�leri sana getirsinler." Sihirbazlar Firavun'a gelip dediler ki: "E�er biz galip olursak, herhalde bize bir kar��l�k (arma�an) var, de�il mi?" "Evet" dedi, "(O zaman) Siz en yak�n(lar�m) k�l�nanlardan olacaks�n�z." Dediler ki: "Ey Musa (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa biz mi atal�m?" (Musa:) "Siz at�n" dedi. (Asalar�n�) at�verince, insanlar�n g�zlerini b�y�leyiverdiler, onlar� deh�ete d���rd�ler ve (ortaya) b�y�k bir sihir getirmi� oldular. (Araf Suresi, 109-116)

Ayetlerde de haber verildi�i gibi, Hz. Musa'n�n kar��s�ndaki ki�iler, izleyen t�m insanlar� etkisi alt�na alan hatta onlar� korkuya d���ren bir olay sergilemi�lerdir. Deccal de t�pk� bu k�ssada bildirilen �ekilde bir y�ntemle insanlar� etkisi alt�na al�p, onlar� kendi sahte g�c�ne inand�racak olabilir. (En do�rusunu Allah bilir). Ancak hi� unutmamak gerekir ki, her ne kadar baz� insanlar bu hilelere aldan�p, Deccal'in ge�ici g�c�n�n etkisi alt�na girseler de hak muhakkak ortaya ��kacak ve Deccal'in t�m d�zenleri -Allah'�n izniyle- yerle bir olacakt�r.

Dipnotlar:

104 Et-Tebrizi, Veliy�ddin Muhammed bir Abdillahi'l-Hatibi'l-�meri, Mi�kat�'l-Mesabih, D�me�k: 1382/1962, 3:38.2
105 Hakim, M�stedrek No. 1230, 1/478
106 �ualar, s. 588-589
107 Kastamonu Lahikas�, s. 80-82
108 S�zler, s. 343-344
109 �ualar, s. 594
110 Hizmet Rehberi, s. 86
111 Ebu Davud, Fiten 4244, 2/497; �bni Ebi �eybe, Musannef, Fiten: 5, 8/591
112 �bn-i Mace, 4075, 4076; T�rmizi, Fiten: 59, no. 2240, 4/510
113 M�slim; B�y�k Fitne Mesih-i Deccal, Saim G�ng�r, s. 13
114 �mam-� Ahmed. Ebu Davud. Hakim; B�y�k Fitne Mesih-i Deccal, Saim G�ng�r, s. 99
115 Ebu Davud, Melahim: 14; K�yamet Alametleri, �smail Mutlu, s. 82
116 K�yamet Alametleri, s. 214
117 K�yamet Alametleri, s. 214
118 K�yamet Alametleri, 9. bask�, s. 231
119 K�yamet Alametleri, �smail Mutlu, s. 92-93
120 Mektubat, s. 55
121 Mektubat, s. 513
122 Emirda� Lahikas�, s. 259
123 �ualar, s. 678
124 Mesnevi/Terc�me: A.Bad?ll? s. 246
125 M�slim, Fiten: 110; Ebu Davud, melahim: 14; Tirmizi, Fiten: 59; �bni Mace, Fiten: 33, M�sned, 6: 455-456
126 Hakim, M�stedrek, 4: 529-530
127 Hakim, M�stedrek, 4: 529-530; Nursi, s. 509; �aban D��en, Mehdi ve Deccal, Gen�lik Yay�nlar�, �stanbul, s. 76-77
128 K�yamet Alametleri, s. 212
129 S�nen-i �bni Mace, 4077
130 K�yamet Alametleri, s. 212-213
131 M�sned, VI, 455-6
132 S�nen-i �bni Mace, 4077
133 Sahih-i Buhari, Cilt 15, Syf.6981
134 S�nen-i �bni Mace, 4077
135 Nursi, A.g.e., s. 513-515; Mehdi ve Deccal, �aban D��en, s. 74-75
136 Mektubat, s. 55

 
 

ANA SAYFA - S�TE HAR�TASI

Yazar Hakk�nda - Di�er Siteler

Bu sitede yay�nlanan t�m materyali, siteyi referans g�stermek ko�uluyla telif hakk� �demeksizin kopyalayabilir ve �o�altabilirsiniz. www.hazretimehdi.com

T�RK�E KURAN-I KER�M - B�ZE DESTEK OLUN - HAD�S K��ES�

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."