www.hazretimehdi.com
ana sayfa- site haritas�
 
 

 

AH�R ZAMAN �AHISLARI
(Hz.�sa, Hz.Mehdi (a.s.), Deccal)

HZ. MEHD� (A.S) ORTAYA �IKTI�INDA NEDEN TANINMAYACAKTIR?

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), m�minleri Hz. Mehdi (a.s.)'nin geli�iyle m�jdelemi� ve bu m�barek �ah�s ortaya ��kt���nda t�m M�sl�manlar�n kendisine kat�lmas� gerekti�ini bildirmi�tir:


Ey insanlar, muhakkak Allah-u Teala size zalimleri, m�naf�klar� ve onlara uyanlar� menetmi� ve size �mmet-i Muhammed'in en hay�rl�s� olan ve Mekke'de bulunan ismi Ahmet, babas�n�n ismi Abdullah olan Hz. Mehdi (a.s.)'yi reis k�lm��t�r, ona kat�l�n�z.27

Ancak buna ra�men insanlar�n b�y�k �o�unlu�u bu kutlu �ahs� ilk ortaya ��k���nda tan�yamayacakt�r. Hatta kimileri de tam tersi bir d���nceye kap�lacak, ona destek olmaktan ka��nacak, ondan uzak duracak ve ona kar�� olumsuz bir faaliyet i�erisine gireceklerdir.

T�m M�sl�manlar�n as�rlard�r b�y�k bir heyecanla bekledikleri bu m�barek insan�n tan�nmamas�n�n ise pek �ok sebebi olacakt�r. Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ve �slam alimlerinin a��klamalar� do�rultusunda bu sebeplerden baz�lar�n� ��yle s�ralayabiliriz:

Hz. Mehdi (a.s.)'nin Haks�zl��a ve �ftiraya U�ramas�,
Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Kuran'da, Allah'�n el�ilerinin ve onlar gibi, insanlar� din ahlak�na uymaya davet eden salih ki�ilerin menfaatperestlik, delilik, kendini be�enmi�lik, b�y�c�l�k gibi t�rl� iftiralarla itham edildikleri haber verilmektedir. Ancak salih M�sl�manlar kendilerine y�neltilen iftiralar� her zaman �rnek bir sab�r ve tevekk�lle kar��lam��, inkarc�lar�n t�m bask�lar�na ra�men Allah'�n emretti�i ahlak� ya�amaya ve insanlar� do�ru yola davet etmeye devam etmi�lerdir. Kuran ayetlerinde el�ilerin kar��la�t�klar� bu durumu anlatan �rneklerden baz�lar� ��yledir:

Yaz�klar olsun kullara; ki onlara bir el�i gelmeye g�rs�n, mutlaka onunla alay ederlerdi. (Yasin Suresi, 30)

Onlar i�in ���t al�p-d���nmek nerede? Onlara, a��klayan bir el�i gelmi�ti. Sonra, ondan y�z �evirdiler ve dediler ki: "(Bu,) ��retilmi�tir, bir delidir." (Duhan Suresi, 13-14)

��te b�yle; onlardan �ncekiler de bir el�i gelmeyiversin, mutlaka: "B�y�c� ve cinlenmi�" demi�lerdir. Onlar bunu (tarih boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hay�r; onlar, 'azg�n ve ta�k�n (ta�iy)' bir kavimdirler. (Zariyat Suresi, 52-53)

Hani Musa, kavmine demi�ti ki: "Ey kavmim, ger�ekten benim sizin i�in Allah'tan g�nderilmi� bir el�i oldu�umu bildi�iniz halde, ni�in bana eziyet ediyorsunuz?" ��te onlar e�rilip-sap�nca Allah da onlar�n kalplerini e�riltip sapt�rm�� oldu. Allah, fas�k bir kavmi hidayete erdirmez. (Saff Suresi, 5)

Ayetlerde bildirildi�i gibi, insanlar�n bir k�sm� a��k deliller ve mucizeler g�rmelerine ra�men, kendilerini Allah'a iman etmeye davet eden el�ilerden y�z �evirmi� ve onlara kar�� cephe alm��lard�r. Kuran'da ge�mi� toplumlar�n kar�� kar��ya kald�klar� bu durumun Allah'�n bir adetullah� oldu�u belirtilmi�; t�m M�sl�manlar�n benzeri zorluklarla denenebilecekleri, �e�itli iftiralara u�rayabilecekleri, Kuran ahlak�ndan uzakla�malar� i�in manevi bask� g�rebilecekleri haber verilmi�tir. Allah bu ger�e�i, "Yoksa sizden �nce gelip-ge�enlerin hali ba��n�za gelmeden cennete girece�inizi mi sand�n�z?..." (Bakara Suresi, 214) ayetiyle bizlere bildirmi�tir. Bir ba�ka Kuran ayetinde ise m�minlerin inkar edenlerden �e�itli bask�lar g�recekleri ��yle a��klanmaktad�r:

Andolsun, mallar�n�zla ve canlar�n�zla imtihan edileceksiniz ve sizden �nce kendilerine kitap verilenlerden ve �irk ko�makta olanlardan elbette �ok eziyet verici (s�zler) i�iteceksiniz. E�er sabreder ve sak�n�rsan�z (bu) emirlere olan azimdendir. (Al-i �mran Suresi, 186)

Ve yine Kuran'da bildirilen adetullah gere�i, m�minlerin aleyhine kurulan her tuzak en ba��ndan bozulmu�, at�lan her iftira da bo�a ��km�� olarak yarat�lm��t�r. Allah Kuran'da, inkar edenlerin bu giri�imlerinin daima m�minlerin lehinde sonu�lanaca��n� haber vermi�tir. Ahirette ise Allah, el�ilerine ve salih kullar�na haks�z yere eziyet eden bu kimseler i�in a�a��lat�c� bir azap oldu�unu bildirmi�tir:

Ger�ek �u ki, Allah'a ve el�isine eziyet edenler; Allah, onlara d�nyada ve ahirette lanet etmi� ve onlar i�in a�a��lat�c� bir azap haz�rlanm��t�r. M�min erkeklere ve m�min kad�nlara irtikab etmedikleri (bir su�) sebebiyle eziyet edenler ise, ger�ekten bir iftira ve a��k bir g�nah y�klenmi�lerdir. (Ahzab Suresi, 57-58)

�nkar edenler ve m��rikler, el�ilerin tebli� ettikleri hak dinin y�llard�r devam ettirdikleri kendi yerle�ik menfaat d�zenlerine zarar verece�ini d���nerek, salih m�minleri kendilerine d��man edinmi�lerdir. Bu, insanlar�n Allah'a iman etmelerini engelleyebilmek ve el�ilerin tebli�lerini ge�ersiz k�labilmek amac�yla inkar edenlerin y�zy�llard�r uygulad�klar� bir y�ntemdir. Peygamber Efendimiz (sav) de hadislerinde, kendisinden sonra gelecek t�m el�ilerin ve evliyalar�n Allah'�n g�nderdi�i dini tebli� etmeleri ve yaymalar� nedeniyle �e�itli zorluk ve iftiralara maruz kalacaklar�n� haber vermi�tir. Bir ba�ka hadisinde ise Peygamberimiz (sav), kendi soyundan gelen halk�n�n kendisinden sonra pek �ok zorluk ve s�k�nt�yla kar��la�acaklar�n� bildirmi�tir:

... Biz �yle bir ev halk�y�z ki; Allah bizim i�in ahireti d�nyaya tercih etmi�tir. Benim Ehl-i Beytim (soyum) muhakkak benden sonra bela, ka��r�lma ve s�rg�ne u�rayacakt�r. Benden sonra Ehl-i Beytim (soyum) bela ve mihnetlerle (eziyet, s�k�nt�) kar��la�acaklar ve darbe maruz kalacaklard�r.28

Peygamberimiz (sav)'in pek �ok hadisinde belirtildi�i gibi, Hz. Mehdi (a.s.)de Peygamberimiz (sav)'in ev halk�ndan yani onun soyundan gelecek bir �ah�s olacakt�r. Bu hadislerden biri ��yledir:

"Hz. Mehdi (a.s.), bizden, ehl-i beyttendir." 29

Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)'nin, di�er evliya ve enbiyalar gibi, t�rl� haks�zl�klara ve a��r su�lamalara maruz kalaca�� ayr�ca ��yle bildirilmektedir:

... (Hz. Mehdi (a.s.)) �ki rekat namaz k�lar. Namazdan d�n�nce ��yle der: "Ey insanlar! �mmet-i Muhammed ve bilhassa onun Ehl-i Beyti �ok belalar g�rd� ve bizler kahr (azap) ve haks�zl��a maruz kald�k (u�rad�k)." 30

Ba�ka bir rivayette ise, Hz. Mehdi (a.s.)'ye, ahir zamanda ona ve Hz. �sa'ya kar�� b�y�k bir m�cadele verecek olan Deccal'in destek�ileri taraf�ndan bask� uygulanaca�� haber verilmi�tir. Hadisin i�aret etti�ine g�re, Hz. Mehdi (a.s.)'nin ve Hz. �sa'n�n fikri m�cadelesine kar��l�k Deccal ve destek�ileri bu m�barek �ah�slar� engellemek, tutuklamak, topraklar�ndan s�rmek ya da �ld�rmek amac�yla �e�itli tuzaklar kuracaklard�r.

Peygamberimiz (sav)'in t�m bu hadislerinden, Hz. Mehdi (a.s.)ve cemaatinin yo�un bir karalama ve iftira kampanyas� ile m�cadele etmek zorunda kalacaklar�na i�aret edildi�i anla��lmaktad�r. D�nem ahir zaman oldu�u i�in, insanlar�n b�y�k k�sm�nda hakim olan derin ��phecilik, g�vensizlik, sab�rs�zl�k ve sadakatsizlik, �o�u kimsenin bu iftiralara kulak vermelerine, samimi M�sl�manlara ise itimat etmemelerine neden olacakt�r.

Bedi�zzaman Said Nursi, bu d�nemi bir s�z�nde ��yle tarif etmektedir:

... Hem yirmi seneden beri tahribkarane (y�k�c� �ekilde) �ok deh�etli zul�m alt�nda o derece ahlak bozulmu� ve sab�r ve sadakat kaybolmu� ki, ondan belki de yirmiden birisine itimad edilmez (g�venilmez)... (Kastamonu Lahikas�, sf. 86)

B�y�k �slam alimi Bedi�zzaman'�n da belirtti�i gibi, ahir zamandaki ahlaki bozulma nedeniyle insanlar Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye ��pheyle yakla�acaklar, onlar�n Allah'�n dinini yaymak amac�yla yapt�klar� faaliyetlerinin de�erini anlamayacak, hatta bu k�ymetli insanlar�n hizmetlerini engellemeye �al��acaklard�r. Bedi�zzaman'a g�re, bu nedenle t�m �slam d�nyas�n�n heyecanla bekledi�i B�y�k M�ceddid (her y�zy�l ba��nda g�nderilen b�y�k �slam alimi) uzun y�llar boyunca insanlar aras�nda Hz. Mehdi (a.s.) s�fat�yla tan�nmayacakt�r. Tam aksine toplumun �nemli bir kesimi onu -tarihteki t�m M�sl�manlara kar�� oldu�u gibi- dinlerini dejenere etmekle, sapk�nl�kla, yalanc�l�kla ve daha bir�ok as�ls�z iftiralarla su�layacaklard�r. Ancak, hadislerde i�aret edildi�i �zere, Hz. Mehdi (a.s.)t�m bu karalama ve iftiralara �ok �st�n bir sab�r ve tevekk�lle kar��l�k verecek, din ahlak�n� ya�amada ve tebli� etmekteki kararl�l���ndan taviz vermeyecektir.

Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)'nin g�sterece�i bu �st�n ahlak� hadislerinde ��yle belirtmi�tir:

�nsanlar, hakka d�n�nceye kadar m�cadelesine devam edecektir. 31


Fitneleri �nlemenin kendisine zor gelmeyece�i ve �ld�rmenin de onu vazge�iremeyece�i Ehli Beytime mensup birisi sahip olmadan g�nler ve geceler bitmeyecektir. 32

Peygamber Efendimiz (sav) di�er bir hadisinde t�m bu bask� ve sald�r�lar�n Hz. Mehdi (a.s.)'yi daha da g��lendirece�ine i�aret etmi�tir:

M�min �ah�s (Hz. Mehdi (a.s.)) Deccal'i g�r�nce: "Ey insanlar! Resulullah'�n zikretti�i Deccal i�te budur" der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karn� �zerine uzat�l�r ve arkas�ndan: "Onu al�n da yaralay�n" der. Art�k o zat�n s�rt� ve karn� d�ve d�ve geni�letilir. Bu sefer onu iki eli ve iki aya�� ile yakalar da f�rlat�r atar. �nsanlar Deccal'in onu bir ate� i�ine att���n� san�rlar. Halbuki o bir cennet i�ine at�lm��t�r.33

Hadiste mecazi anlamda kullan�lan, Hz. Mehdi (a.s.)'nin "s�rt� ve karn�ndan d�v�le d�v�le geni�letilmesi" ifadesi, aleyhinde kurulan t�m tuzaklar�n Hz. Mehdi (a.s.)'yi daha da g��lendirece�ine, tebli�inin etkisini daha da art�raca��na i�aret ediyor olabilir. (En do�rusunu Allah bilir).

Hadiste ayr�ca, Deccal ve taraftarlar�n�n yapacaklar� her t�rl� s�zl� ya da yaz�l� sald�r�n�n, halk�n nazar�nda s�zde M�sl�manlar�n itibarlar�n� zedelemek i�in ortaya atacaklar� her iftira ve karalaman�n, Hz. Mehdi (a.s.)cemaatinin hayr�na olaca��na da i�aret edilmektedir. Hz. Mehdi (a.s.)aleyhinde y�r�t�lecek olan t�m bu faaliyetler, salih m�minlerin d�nya �ap�nda daha iyi tan�nmalar�na, m�min vas�flar�n�n daha fazla ortaya ��kmas�na, Allah'a olan imanlar�nda derinle�melerine ve Allah'�n izniyle cennette derecelerinin artmas�na vesile olabilir. (En do�rusunu Allah bilir).

Tarih Boyunca G�nderilen Peygamberler de �e�itli
�ftiralarla �tham Edilmi�lerdir

Tarih boyunca, yery�z�nde ahlaks�zl��� ve bozgunculu�u yayg�nla�t�rmak isteyen insanlar, kendilerini do�ru yola �a��ran salih m�minlere kar�� iftira y�ntemini kullanm��lard�r. Bu y�ntem Hz. Nuh'tan Hz. S�leyman'a, Hz. Musa'dan Hz. Muhammed (sav)'e, Allah'�n t�m el�ilerine ve yanlar�ndaki salih m�minlere kar�� kullan�lm��t�r. Ancak Allah'�n izniyle hi�bir zaman amac�na ula�amam��; at�lan iftiralar bu k�ymetli insanlara zarar verememi�tir. Allah daima salih kullar�n� bu ithamlardan temize ��karm��t�r. Kuran'da bu konuda verilen �rneklerden biri Hz. Musa'd�r:

Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmay�n; ki sonunda Allah onu, demekte olduklar�ndan temize ��kard�. O, Allah Kat�nda vecihti. Ey iman edenler, Allah'tan sak�n�n ve s�z� do�ru s�yleyin. (Ahzab Suresi, 69-70)

Tarih boyunca g�nderilmi� olan t�m el�i ve peygamberlerin ayn� durumla kar��la�m�� olmalar�, Hz. Mehdi (a.s.)'ye y�neltilen iftiralar�n, s�zl� ya da fiili sald�r�lar�n da ahir zamana y�nelik �ok �nemli birer alamet oldu�unu g�stermektedir.

Ancak ge�mi�te M�sl�manlara at�lan iftiralar nas�l sonu�suz kald�ysa, ahir zamanda da Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin Kuran ahlak�n� t�m insanlar aras�nda yerle�ik k�lmalar�n� engellemek isteyenlerin iftiralar� da -Allah'�n izniyle- ayn� �ekilde sonu�suz kalacakt�r. Allah bir ayetinde m�minlere kar�� d�zen kuran kimselerin i�ine d��t�kleri durumu ��yle bildirmektedir:

B�ylece Biz, her �lkenin �nde gelenlerini -orada hileli d�zenler kursunlar diye- oran�n su�lu-g�nahkarlar� k�ld�k. Oysa onlar, hileli-d�zeni ancak kendilerine kurarlar da bunun �uuruna varmazlar. (Enam Suresi, 123)

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde de, Hz. Mehdi (a.s.) ve cemaatine y�nelik sald�r� ve iftiralar�n etkisiz kalaca��na ve t�m bunlar�n bu m�barek toplulu�un �evkini, heyecan�n� ve Allah'�n dinine olan ba�l�l���n� daha da art�raca��na y�nelik i�aretler yer almaktad�r. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde bu kutlu cemaatin bu �zelli�ini �u �ekilde tarif etmektedir:

Sizden sonra onlarla m�cadele etmek i�in M�sl�manlar�n en hay�rl�lar� (Hz. Mehdi (a.s.) cemaati) ��kar ki, onlar Allah yolunda hi�bir k�nayan�n k�namas�ndan, dedikodusundan korkmayan �slam ahalisidir...34

T�m bu bilgiler, salih m�minlerin ne kendilerine ne de di�er inananlara at�lan iftiralar kar��s�nda tedirginli�e kap�lmamalar� ve M�sl�manlar�n karde�lerine ��pheyle bakmamalar� gerekti�ini g�stermektedir. M�minin yapmas� gereken, ya�ad��� her olay�, inkarc�lar�n s�zl� ve fiili sald�r�lar�n� hep Kuran'da bildirilen bak�� a��s�na g�re de�erlendirmektir. Ge�mi�te Allah'�n el�ileri ve yan�ndakiler maruz kald�klar� iftiralara nas�l g�zel bir sab�r ve itidalli bir tutumla kar��l�k verdilerse, g�n�m�zde de t�m m�minler ayn� tevekk�ll� tavr� g�stermelidirler. Bu �ekilde Kuran ayetleri do�rultusunda d���nmeleri, Allah'�n izniyle, insanlar�n Hz. Mehdi (a.s.)'yi tan�malar�n�n �n�ndeki engellerin de kalkmas�na vesile olacakt�r.

B�y�c�l�k �ftiras�

Andolsun, Biz Musa'y� ayetlerimizle ve apa��k bir delille g�nderdik; Firavun'a, Haman'a ve Karun'a. Ama onlar: "(Bu,) Yalan s�yleyen bir b�y�c�d�r" dediler. (M�min Suresi, 23-24)

��te b�yle; onlardan �ncekiler de bir el�i gelmeyiversin, mutlaka: "B�y�c� ve cinlenmi�" demi�lerdir. Onlar bunu (tarih boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hay�r; onlar, 'azg�n ve ta�k�n (ta�iy)' bir kavimdirler. (Zariyat Suresi, 52-53)

��lerinden bir adama: "�nsanlar� uyar ve iman edenlere, muhakkak kendileri i�in Rableri Kat�'nda 'ger�ek bir makam' oldu�unu m�jde ver" diye vahyetmemiz, insanlara �a��rt�c� m� geldi? �nkar edenler: "Ger�ekten bu, a��k�a bir b�y�c�d�r" dediler. (Yunus Suresi, 2)

Biz onlar�n seni dinlediklerinde ne i�in dinlediklerini, gizli konu�malar�nda da o zalimlerin: "Siz b�y�lenmi� bir adamdan ba�kas�na uymuyorsunuz" dediklerini �ok iyi biliriz. (�sra Suresi, 47)

Dediler ki: "Sen ancak b�y�lenmi�lerdensin. Sen yaln�zca bizim benzerimiz olan bir be�erden ba�kas� de�ilsin; e�er do�ru s�zl� isen, bu durumda bir ayet (mucize) getir-g�relim." (�uara Suresi, 153-154)

... Zulmedenler dedi ki: "Siz olsa olsa, ancak b�y�lenmi� bir adama uyuyorsunuz." (Furkan Suresi, 8)

Yalanc�l�k �ftiras�

Firavun dedi ki: "Ey �nde gelenler, sizin i�in benden ba�ka ilah oldu�unu bilmiyorum. Ey Haman, �amurun �st�nde bir ate� yak da, bana y�ksek�e bir kule in�a et, belki Musa'n�n ilah�na ��kar�m ��nk� ger�ekten ben onu yalanc�lardan (biri) san�yorum." (Kasas Suresi, 38)

��lerinden kendilerine bir uyar�c�n�n gelmesine �a�t�lar. Kafirler dedi ki: "Bu, yalan s�yleyen bir b�y�c�d�r. �lahlar� bir tek ilah m� yapt�? Do�rusu bu, �a��rt�c� bir �ey." (Sad Suresi, 4-5)

Semud (kavmi) de uyar�lar� yalanlad�. Dediler ki: "Bizden biri olan bir be�ere mi uyaca��z? Bu durumda ger�ekten biz bir sap�kl�k (delalet) ve ��lg�nl�k i�inde kalm�� oluruz. Zikr (vahy) i�imizden ona m� b�rak�ld�? Hay�r, o �ok yalan s�yleyen, kendini be�enmi� bir ��mar�kt�r." Onlar yar�n, kimin �ok yalan s�yleyen, kendini be�enmi� bir ��mar�k oldu�unu bilip-��reneceklerdir. (Kamer Suresi, 23-26)

Kavminin �nde gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Ger�ekte biz seni 'akli bir yetersizlik' i�inde g�r�yoruz ve do�rusu biz senin yalanc�lardan oldu�unu san�yoruz." (Hud:) "Ey kavmim" dedi. "Bende 'ak�l yetersizli�i' yoktur; ama ben ger�ekten alemlerin Rabbinden bir el�iyim" dedi. "Size Rabbimin risaletini tebli� ediyorum. Ben sizin i�in g�venilir bir ���t��y�m." (Araf Suresi, 66-68)

Delilik �ftiras�

Ya da kendi el�ilerini tan�mad�lar m� ki, �imdi onu inkar ediyorlar? Yahut: "Onda bir delilik var" m� diyorlar? Hay�r, o, onlara hak ile gelmi� bulunmaktad�r ve onlar�n �o�u hakk� �irkin kar��l�yorlar. (M�minun Suresi, 69-70)

Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Ger�ekten sen cinlenmi� (bir deli)sin," dediler. (Hicr Suresi, 6)

O inkar edenler, zikri (Kur'an'�) i�ittikleri zaman, seni neredeyse g�zleriyle devireceklerdi. "O, ger�ekten bir delidir" diyorlar. (Kalem Suresi, 51)

Sonra, ondan y�z �evirdiler ve dediler ki: "(Bu,) ��retilmi�tir, bir delidir." (Duhan Suresi, 14)

Kavminin �nde gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Ger�ekte biz seni 'akli bir yetersizlik' i�inde g�r�yoruz ve do�rusu biz senin yalanc�lardan oldu�unu san�yoruz." (Araf Suresi, 66)

"O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan ba�kas� de�ildir, onu belli bir s�re g�zetleyin." Rabbim" dedi (Nuh), "Beni yalanlamalar�na kar��l�k, bana yard�m et." (M�minun Suresi, 25-26)

Kendilerinden �nce Nuh kavmi de yalanlam��t�; b�ylece kulumuz (Nuh)u yalanlad�lar ve: "Delidir" dediler. O 'bask� alt�na al�n�p engellenmi�ti.' (Kamer Suresi, 9)

(Firavun) Dedi ki: "��phesiz size g�nderilmi� bulunan el�iniz, ger�ekten bir delidir." (�uara Suresi, 27)

Fakat o, 'b�t�n ki�isel ve askeri g�c�yle' y�z �evirdi ve: "(Bu,) Ya bir b�y�c� veya bir delidir" dedi. Bunun �zerine, Biz onu ve ordular�n� yakalay�p denize att�k; (ki o,) 'k�nanacak i�ler yap�yordu.' (Zariyat Suresi, 39-40)

Sapk�nl�k �ftiras�

Dediler ki: "Bunlar herhalde iki sihirbazd�r, sizi sihirleriyle yurdunuzdan s�r�p-��karmak ve �rnek olarak tutturdu�unuz yolunuzu (dininizi) yok etmek istemektedirler. Bundan �t�r�, tuzaklar�n�z� biraraya getirin, sonra gruplar halinde gelin; bug�n �st�nl�k sa�layan, ger�ekten kurtulu�u bulmu�tur." (Taha Suresi, 63-64)

Firavun dedi ki: "B�rak�n beni, Musa'y� �ld�reyim de o (gitsin) Rabbine yalvar�p-yakars�n. ��nk� ben, sizin dininizi de�i�tirmesinden ya da yery�z�nde fesat ��karmas�ndan korkuyorum." (M�min Suresi, 26)

Kavminin �nde gelenleri: "Ger�ekte biz seni a��k�a bir '�a��rm��l�k ve sapm��l�k' i�inde g�r�yoruz" dediler. (Araf Suresi, 60)

Do�rusu, 'su� ve g�nah i�leyenler,' kimi iman edenlere g�l�p-ge�erlerdi. Yanlar�na vard�klar� zaman, birbirlerine ka�-g�z ederlerdi. Kendi yak�nlar�na d�nd�kleri zaman ne�eyle d�nerlerdi. Onlar� g�rd�kleri zaman ise: "Bunlar elbette �a�k�n-sap�klard�r" derlerdi. (Mutaffifin Suresi, 29-32)


�nkarc�lar�n Alay ve Kin Dolu S�zleri

Kavminden, ileri gelen inkarc�lar: "Biz seni yaln�zca bizim gibi bir be�erden ba�kas� g�rm�yoruz; sana, s�� g�r��l� olan en a�a��l�klar�m�zdan ba�kas�n�n uydu�unu g�rm�yoruz ve sizin bize bir �st�nl���n�z� de g�rm�yoruz. Aksine, biz sizi yalanc�lar san�yoruz" dedi. (Hud Suresi, 27)

Firavun, kendi kavmi i�inde ba��rd�; dedi ki: "Ey kavmim, M�s�r'�n m�lk� ve �u alt�mda akmakta olan nehirler benim de�il mi? Yine de g�rmeyecek misiniz?" "Yoksa ben, �undan daha hay�rl� de�il miyim ki o, a�a�� (s�n�ftan) bir zavall� ve neredeyse (s�z�) a��klamadan yoksun olan (biri)dir." (Zuhruf Suresi, 51-52)

B�ylelikle kendi kavmini k���msedi, onlar da ona boyun e�diler. Ger�ekten onlar, fas�k olan bir kavimdi. Sonunda Bizi �fkelendirince, Biz de onlardan intikam ald�k, b�ylece onlar� toplu olarak suda bo�duk. Bu suretle onlar�, sonradan gelecekler i�in bir selef ve bir �rnek k�ld�k. (Zuhruf Suresi, 54-56)

��mar�kl�k ve Kendini Be�enmi�lik Yalan�

Semud (kavmi) de uyar�lar� yalanlad�. Dediler ki: "Bizden biri olan bir be�ere mi uyaca��z? Bu durumda ger�ekten biz bir sap�kl�k (delalet) ve ��lg�nl�k i�inde kalm�� oluruz." "Zikr (vahy) i�imizden ona m� b�rak�ld�? Hay�r, o �ok yalan s�yleyen, kendini be�enmi� bir ��mar�kt�r." Onlar yar�n, kimin �ok yalan s�yleyen, kendini be�enmi� bir ��mar�k oldu�unu bilip-��reneceklerdir. (Kamer Suresi, 23-26)

Menfaat ve �ktidar pe�inde oldu�u iddias�

Onlar: "Siz ikiniz (Hz. Musa ve Hz. Harun), bizi atalar�m�z� �zerinde buldu�umuz (yol)dan �evirmek ve yery�z�nde b�y�kl�k sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak de�iliz" dediler. (Yunus Suresi, 78)

... Bu sizin benzeriniz olan bir be�erden ba�kas� de�ildir. Size kar�� �st�nl�k elde etmek istiyor... (M�minun Suresi, 24)

Halk�n G�venli�ini ve Huzurunu Tehdit Etti�i �ftiras�

(Firavun,) �evresindeki �nde gelenlere: "Bu" dedi, "Do�rusu bilgin bir b�y�c�d�r. B�y�s�yle sizi yurdunuzdan s�r�p ��karmak istiyor; ne buyurursunuz?" (�uara Suresi, 34-35)

Firavun: "Ben size izin vermeden �nce O'na iman ettiniz, �yle mi? Mutlaka bu, halk� burdan s�r�p-��karmak amac�yla �ehirde planlad���n�z bir tuzakt�r. �yleyse siz (buna kar��l�k ne yapaca��m�) bileceksiniz." (Araf Suresi, 123)

Hz. Yusuf'a At�lan �ftira

Erginlik �a��na eri�ince, kendisine h�k�m ve ilim verdik. ��te Biz, iyilik yapanlar� b�yle �d�llendiririz. Evinde kalmakta oldu�u kad�n, ondan murad almak istedi ve kap�lar� s�ms�k� kapatarak: "�steklerim senin i�indir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Allah'a s���n�r�m. ��nk� o benim efendimdir, yerimi g�zel tutmu�tur. Ger�ek �u ki, zalimler kurtulu�a ermez." Andolsun kad�n onu arzulam��t�, -e�er Rabbinin (zinay� yasaklayan) kesin kan�t (burhan)�n� g�rmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulam��t�. B�ylelikle Biz ondan k�t�l��� ve fuh�u geri �evirmek i�in (ona delil g�nderdik). ��nk� o, muhlis kullar�m�zdand�. Kap�ya do�ru ikisi de ko�tular. Kad�n onun g�mle�ini arkadan �ekip y�rtt�. (Tam) Kap�n�n yan�nda kad�n�n efendisiyle kar��la�t�lar. Kad�n dedi ki: "Ailene k�t�l�k isteyenin, zindana at�lmaktan veya ac� bir azaptan ba�ka cezas� ne olabilir?" (Yusuf Suresi, 22-25)

Kad�n dedi ki: "Beni kendisiyle k�nad���n�z i�te budur. Andolsun onun nefsinden ben murad istedim, o ise (kendini) korudu. Ve andolsun, e�er o kendisine emretti�imi yapmayacak olursa, mutlaka zindana at�lacak ve elbette k���k d���r�lenlerden olacak." (Yusuf Suresi, 32)

Hz. Meryem'e At�lan �ftira

Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ailesinden kopup do�u taraf�nda bir yere �ekilmi�ti. Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde �ekmi�ti. B�ylece ona ruhumuz (Cibril'i) g�ndermi�tik, o da, d�zg�n bir be�er k�l���nda g�r�nm��t�. Demi�ti ki: "Ger�ekten ben, senden Rahman (olan Allah)a s���n�r�m. E�er takva sahibiysen (bana yakla�ma)." Demi�ti ki: "Ben, yaln�zca Rabbinden (gelen) bir el�iyim; sana tertemiz bir erkek �ocuk arma�an etmek i�in (buraday�m)." O: "Benim nas�l bir erkek �ocu�um olabilir? Bana hi�bir be�er dokunmam��ken ve ben azg�n utanmaz (bir kad�n) de�ilken" dedi. "��te b�yle" dedi. "Rabbin, dedi ki: -Bu Benim i�in kolayd�r. Onu insanlara bir ayet ve Bizden bir rahmet k�lmak i�in (bu �ocuk olacakt�r)." Ve i� de olup bitmi�ti. (Meryem Suresi, 16-21)

B�ylece onu ta��yarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen ger�ekten �a��rt�c� bir �ey yapt�n." "Ey Harun'un k�z karde�i, senin baban k�t� bir ki�i de�ildi ve annen de azg�n, utanmaz (bir kad�n) de�ildi." (Meryem Suresi, 27-28)

Yukar�daki ayetlerde haber verilen bu iftiralar�n hepsi ve daha da fazlas�, hadislerde ve �slam alimlerinin s�zlerinde haber verildi�ine g�re, Hz. Mehdi (a.s.) i�in de ortaya at�lacakt�r. Delilik, yalanc�l�k, sapk�nl�k, menfaatperestlik, insanlar� do�ru yoldan uzakla�t�rmak gibi iftiralarla itham edilmesi nedeniyle bu m�barek insana kar�� halkta olumsuz bir kanaat olu�acak olabilir. Hadislerde bu korku, tedirginlik ve ��phe nedeniyle de insanlar�n Hz. Mehdi (a.s.)'den uzak duracaklar�na i�aret edilmektedir.

Bedi�zzaman Said Nursi'ye Kar�� da Ayn� �ftira Y�ntemleri Kullan�lm��t�r

Allah'�n dinine olan ba�l�l��� ve Allah yolundaki kararl�l���, samimiyeti, ihlas� ile bilinen her M�sl�man, inkar edenlerin fiili ve s�zl� sald�r�lar�na u�ram��t�r. �ok yak�n bir ge�mi�te baz� inkarc� �evrelerin d��manl��� ile kar��la�m�� ve vefat�na kadar ya�ad��� zul�m ve s�k�nt�lara sab�rla tevekk�l etmi� olan 13. y�zy�l�n m�ceddidi Bedi�zzaman Said Nursi, bu konudaki �nemli �rneklerden biridir. �nsanlar� Allah'�n varl���n� ve sonsuz kudretini takdir etmeye, kainattaki yarat�l�� delilleri �zerinde d���nmeye ve Kuran ahlak�n� ya�amaya davet eden Bedi�zzaman, tarih boyunca g�nderilmi� t�m el�iler gibi, din ahlak�na d��man olan baz� ki�ilerin iftiralar�na maruz kalm��t�r. 13. asr�n b�y�k m�ceddidi oldu�u halde, ya�ad��� toplumda bir m�ceddid olarak da tan�nmam��t�r. Hatta d�nemin bir k�s�m alimleri kendisinin ne kadar �st�n ve m�barek bir �ah�s oldu�unu fark edemeyerek ona muhalefet etmi� ve kendisini �e�itli iftiralarla itham etmi�lerdir.

Bedi�zzaman bu nedenlerle hayat�n�n �ok b�y�k bir k�sm�n� hapishanelerde veya s�rg�nde ge�irmi�tir. Ya�ad��� d�nem boyunca bu k�ymetli insan�n de�eri tam olarak anla��lmam��, hikmetli eserlerini ortadan kald�rmak isteyen baz� �evreler t�m g��leriyle ona sald�rm��lard�r. Bu de�erli insan�n g�r��lerinden ve tefekk�rlerinden faydalanmak yerine onu susturmay� kendilerine hedef edinmi�lerdir.

Bedi�zzaman Said Nursi, 20. y�zy�lda yeti�mi� en b�y�k �slam alimlerinden biridir. 87 y�l s�ren hayat� boyunca �slam dinini insanlara anlatm��, materyalist felsefeye, din ve mukaddesat d��manlar�na kar�� b�y�k bir fikri m�cadele vermi�tir. 6000 sayfal�k dev eseri Risale-i Nur, hem �ok derin bir Kuran tefsiri, hem de materyalist felsefeyi ��r�ten ve iman hakikatlerini �ok hikmetli bir �ekilde ortaya koyan muazzam bir yap�tt�r. Bedi�zzaman Said Nursi, ahiret, �l�m, kader, iman, nefsin k�t�l�kleri gibi bir�ok konuyu eserlerinde �ok hikmetli �rneklerle, derin ve etkileyici bir �slupla anlatm��t�r. Onun samimi ve hikmetli �slubu binlerce insan�n Allah'a iman etmesine ve imanda daha da derinle�mesine vesile olmu�tur.

�nsanlar� Kuran ahlak�na, hak dine davet etmek i�in verdi�i bu fikri m�cadelede Bedi�zzaman Said Nursi'nin kar��s�na ��kan en b�y�k engellerden biri ise, materyalist felsefeyi ve din d��manl���n� hayat �ekli olarak g�ren baz� �evreler olmu�tur. Bu �evreler, ''din ahlak�ndan uzak bir toplum olu�turma'' hedeflerini ger�ekle�tirmek i�in b�y�k �aba sarf etmi�lerdir. Bedi�zzaman Said Nursi de bu gibi as�ls�z felsefeleri ��r�ten, dinin ak�l ve ilimle �at��mad���n�, tam tersine ayn� noktada birle�ti�ini ortaya koyan ve toplumda b�y�k bir manevi uyan�� ba�latan bir �slam alimidir. Bedi�zzaman kendi fikri m�cadelesini ve bu m�cadelenin en �nemli ama�lar�ndan birini �u s�zlerle tarif etmektedir:

... Fakat �i�ekler baharda gelir. �yle kudsi �i�eklere zemin haz�r etmek laz�m gelir. Ve anlad�k ki, bu hizmetimizle o nurani zatlara zemin izhar ediyoruz (haz�rl�yoruz).35


O ileride gelecek acib �ahs�n bir hizmetkar� ve ona yer haz�r edecek bir d�mdar� (ordunun arkas�ndaki kuvvet) ve o b�y�k kumandan�n pi�dar (�nde giden, �nc�) bir neferi oldu�umu zannediyorum.36

Bedi�zzaman'�n s�zlerinde de a��k�a ifade etti�i gibi o kendisini, ahir zaman�n m�barek �ah�slar�na yani Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye manevi olarak zemin haz�rlayan bir er olarak tarif etmektedir. Ya�ad��� d�nemde kendisini engellemek i�in at�lan iftiralar, hakk�nda ileri s�r�len yalanlar Bedi�zzaman'�n fikri m�cadelesinin b�y�kl���n�n ve �neminin, hi� ��phesiz, en �nemli g�stergelerindendir. Bu iftiralar�n kimi zaman g�n�m�zde dahi g�ndeme getirilmesi, yap�lan �al��malar�n etkisinin b�y�kl���n� g�sterir.

Bedi�zzaman'�n Allah'�n varl���n�, milli ve manevi de�erlerin �nemini anlatan �al��malar�ndan rahats�z olan �evreler, ellerinde bulunan baz� bas�n organlar�n� da kullanarak, Bedi�zzaman'a kar�� en olmad�k iftiralar� atm��lard�r. �rne�in bir gazetede Bedi�zzaman'a "baz� safdilleri kand�rarak kendilerinden para �ekmek" 37 �eklinde iftira edilmi�tir. Ayn� gazetede farkl� tarihlerde ise, "Said-i Nursi m�himsenecek bir kimse de�ildir. Maddi ve manevi menfaatler sa�lamak amac�nda olan bir kimsedir'' diye yalan haberler yay�nlanm��t�r.

D�nyadan hi�bir beklentisi olmayan, hi�bir mal� m�lk� bulunmayan, kendi deyimiyle ''kendisini be�enmemeyi kendisine meslek edinen''38 ve son derece m�tevaz� bir hayat ya�ayan Bedi�zzaman'a "talebelerinden para s�zd�rmak", "liderlik h�rs�n� tatmin etmek" gibi haks�z ve ger�eklerle hi�bir �ekilde ba�da�mayan, as�ls�z iftiralar at�lm��t�r. Bu �irkin iftiralar�n amac�, baz� �evrelerin bu yolla Bedi�zzaman'� kendilerince "etkisiz, g�venilmez ve s�z� dinlenmez" duruma getirebilmek olmu�tur.

Bu iftiralar, ge�mi�te peygamberlere at�lan iftiralar�n benzerleridir. Peygamberler de kavimleri taraf�ndan, dini kullanarak menfaat elde etme iftiras�yla itham edilmi�lerdir. Bedi�zzaman bu iftiralar�n sonucunda hapis cezas� alm�� ve Eski�ehir hapishanesine g�nderilmi�tir. Eski�ehir hapishanesinden tahliye olan Bedi�zzaman, Kastamonu'da karakol kar��s�nda bir evde oda hapsine al�nm��t�r. 8 sene sonra gelen Denizli Mahkemesi, kendisine 20 ay hapis cezas� vermi�, daha sonra Bedi�zzaman Emirda�'a ''mecburi ikamet''e yollanm��t�r.

B�t�n bu olaylar s�ras�nda say�s�z i�kence ve eziyete maruz kalm��, defalarca zehirlenmi�tir. �lerleyen y�llarda da, son derece ya�l� ve hasta olmas�na ra�men �zellikle so�uk, nemli ve havas�z h�crelerde tutulmu�tur. Ancak, kendisine yap�lan t�m bu eziyetlere sab�r ve tevekk�lle kar��l�k vermi�, iman�n�n ve Allah'a olan ba�l�l���n�n ne kadar g��l� oldu�una t�m insanlar �ahit olmu�lard�r.

Bedi�zzaman Said Nursi, Kuran ayetlerinde verilen �rneklerde oldu�u gibi "delilik" iftiras� ile de kar��la�m��t�r. 1908 y�l�nda, yine suni olarak olu�turulan sebeplerle, mahkemeye sevk edilmi� ve mahkemenin g�revlendirdi�i doktor heyeti kendisine ''akli dengesi bozuk'' raporu vermi�tir. Daha sonra sevk edildi�i ak�l hastanesindeki doktor, Bedi�zzaman'�n kendisiyle konu�mas� sonucunda ''Bu adamda delilik varsa, d�nyada ak�ll� yoktur''39 diyerek, raporun as�ls�zl���n� vurgulam��t�r. Bedi�zzaman bundan sonra da s�z konusu �evrelere ait bas�n organlar�nda s�k s�k delilik su�lamas�yla g�ndeme gelmi�tir.

Bunun gibi Bedi�zzaman ve talebeleri i�in �ne s�r�len iftiralardan bir di�eri de, "�nan� S�m�r�c�leri" ba�l�kl� yaz� dizisiyle d�nemin gazetelerinden birinde yer alm��t�r. Bu yaz� dizisinde Bedi�zzaman Said Nursi'nin talebeleri hakk�nda da Kuran'daki inkarc�lar�n ''b�y�lenmi�ler'' iftiras� tekrarlanm�� ve ''Bunlar sadece ve sadece dini bir taassupla ona ba�lanm��lar, g�zleri kafalar� ba�ka bir �eyi g�rmez, anlamaz olmu�tu''40 �eklinde iftiralar yaz�lm��t�r.

B�y�k �slam m�tefekkiri Bedi�zzaman ve talebelerine y�neltilen su�lamalar�n tamam�, ge�mi�te ya�ayan m�minlere y�neltilen iftiralar�n ayn�s�d�r. Kuran'da, ge�mi�te ya�am�� ve Allah'�n g�nderdi�i el�ilere tabi olmu� m�minlerin de "d���k ak�ll�l�k", "s�� g�r��l�l�k" gibi as�ls�z ve �irkin s�zlerle itham edildikleri haber verilmi�tir:

Ve (yine) kendilerine: "�nsanlar�n iman etti�i gibi siz de iman edin" denildi�inde: "D���k ak�ll�lar�n iman etti�i gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, ger�ekten as�l d���k-ak�ll�lar kendileridir; ama bilmezler. (Bakara Suresi, 13)

Kavminden, ileri gelen inkarc�lar: "Biz seni yaln�zca bizim gibi bir be�erden ba�kas� g�rm�yoruz; sana, s�� g�r��l� olan en a�a��l�klar�m�zdan ba�kas�n�n uydu�unu g�rm�yoruz ve sizin bize bir �st�nl���n�z� de g�rm�yoruz. Aksine, biz sizi yalanc�lar san�yoruz" dedi. (Hud Suresi, 27)

Oysa Bedi�zzaman ve yan�ndaki m�minler, Allah'a olan g��l� imanlar�, ak�llar�, vicdanlar� ile Kuran ahlak�yla hareket eden akl� selim, samimi insanlard�. Ve bu iftiralar� atanlar da asl�nda bunun b�yle oldu�unu �ok iyi biliyorlard�. Nitekim bu iftiralar�n hi�biri Bedi�zzaman'a ve yan�ndaki M�sl�manlara bir zarar verememi�tir. Aksine, bu olaylar kar��s�nda g�sterdikleri sab�r ve tevekk�l, Allah'�n izniyle t�m iman edenler gibi bu kimselerin de manevi olgunluklar�n�n ve Allah'a olan ba�l�l�klar�n�n artmas�na vesile olmu�tur.

Bedi�zzaman'a kar�� yap�lan su�lamalardan bir ba�kas� ise, kendine g�re bir din anlay���n� savundu�u ve �evresindeki ki�ilere de s�zde bu sapk�n dini telkin etti�i y�n�ndedir. Bedi�zzaman'�n Kuran'a ve Peygamber Efendimiz (sav)'in s�nnetine uymad���, kendine g�re bir din anlay��� olu�turdu�u �eklindeki provokasyonlar�n amac�, halk� ve konuyu ayr�nt�s�yla bilmeyen baz� dindar �evreleri k��k�rtarak Bedi�zzaman'� onlara yanl�� tan�tmaya �al��mak olmu�tur.

Ancak inkarc� kesimin bu iftiras� da bir i�e yaramam��t�r. ��nk� ak�l ve vicdan sahibi M�sl�manlar, Bedi�zzaman'a kar�� ortaya at�lan bu ''sapk�nl�k'' iftiras�n�n, Hz. Nuh'a ''... ger�ekte biz seni a��k�a bir '�a��rm��l�k ve sapm��l�k' i�inde g�r�yoruz.'' (Araf Suresi, 60) diyen inkarc�lar�n iftiralar�n�n bir benzeri oldu�unu a��k�a g�rm��lerdir

Bedi�zzaman Said Nursi ise, Risale-i Nur'da, kendisine y�neltilen iftiralar sonucunda ald��� hapis cezas�n� ve kendisine �ektirilen s�k�nt�lar�n g�zel ve hay�rl� y�nlerini ��yle anlatm��t�r:

Benim �ahs�m� ��r�tmek fikriyle, hi� kimsenin inanmayaca�� isnadlarda bulundular. Pek acib iftiralar� i�aaya (herkese duyurmaya) �al��t�lar. Fakat kimseyi inand�ramad�lar. Sonra pek adi bahanelerle, zemheririn (k���n en so�uk zaman�) en �iddetli so�uk g�nlerinde beni tevkif ederek (tutuklayarak), b�y�k ve gayet so�uk ve iki g�n sobas�z bir ko�u�ta tecrid-i mutlak (h�cre hapsi) i�inde hapsettiler. Ben k���k odamda g�nde ka� defa soba yakar ve daima mangal�mda ate� varken, zaafiyet ve hastal���mdan zor dayanabilirdim. �imdi, bu vaziyette hem so�uktan bir s�tma, hem deh�etli bir s�k�nt� ve hiddet i�inde ��rp�n�rken, bir inayet-i �lahiye ile bir hakikat kalbimde inki�af (meydana ��kma) etti. Manen: "Sen hapse Medrese-i Yusufiye nam� vermi�sin; hem Denizli'de s�k�nt�n�zdan bin derece ziyade hem ferah, hem manevi kar, hem oradaki mahpuslar�n Nurlardan istifadeleri, hem b�y�k dairelerde Nurlar�n f�tuhat� (zaferleri) gibi neticeler, size �ekva (�ikayet) yerinde binler ��krettirdi, her bir saat hapsinizi ve s�k�nt�n�z�, on saat ibadet h�km�ne getirdi; o fani saatleri bakile�tirdi.41

Bedi�zzaman bir s�z�nde ise, �evresinde kendisiyle birlikte ayn� iftira ve zul�mlere maruz kalan m�minlerin de, bu olaylardan dolay� hi�bir �ekilde etkilenmediklerini; �mitsizli�e kap�l�p �z�lmediklerini ��yle anlatm��t�r:

On aydan beri, m�naf�klar�n bir resmi memuru elde edip b�t�n desiseleriyle (hile, entrika) yapt�klar� h�cum en k���k bir �akirdi (talebeyi) sarsmad�. O iftiralar� hi� h�km�ndedir... B�yle iftiralar, binden bir tesiri bize olmad��� gibi, in�aAllah daire-i Nur'a da zarar� olmayacak.42

Bedi�zzaman'�n ve �evresinde bulunan iman ehlinin, zorluklara, iftiralara ve hileli d�zenlere kar�� g�sterdikleri tav�r, t�m M�sl�manlar�n kendilerine �rnek almas� gereken salih m�min tavr�d�r. Allah Kuran'da, inkarc�lar�n d�zenleri kar��s�nda nas�l bir ahlak g�sterilmesi gerekti�ini ��yle hat�rlatm��t�r:

Sabret; senin sabr�n ancak Allah(�n yard�m�) iledir. Onlar i�in h�zne kap�lma ve kurmakta olduklar� hileli-d�zenlerden dolay� s�k�nt�ya d��me. ��phesiz Allah korkup-sak�nanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir. (Nahl Suresi, 127-128)

Nefislerinin �ne S�rece�i Bahaneler �nsanlar�n
Hz. Mehdi (a.s.)'ye Uymalar�n� Engelleyecektir

�man edenler, d�nyada ve ahirette tek dost ve yard�mc�lar�n�n Allah oldu�unun bilinciyle, ya�amlar�n�n her an�nda yaln�zca Rabbimiz'e tevekk�l ederler. Allah'�n yaratt��� her olayda bir�ok hikmet, hay�r ve g�zellik oldu�unu bilirler. Zorluk ve s�k�nt�yla kar��la�salar da, b�y�k nimet ve bolluk i�inde bulunsalar da her t�rl� durum kar��s�nda itidalli, ��kredici ve m�tevaz� bir tav�r i�indedirler. Zenginlik ve bolluk onlar� ��mart�p gaflete kapt�rmayaca�� gibi, zorluklar ve s�k�nt�lar da y�ld�rmaz ve gev�ekli�e s�r�klemez.

Allah'a ve ahiret g�n�ne iman etmeyen insanlar i�inse durum �ok farkl�d�r. Onlar, ahirette yeniden dirilip hesap vereceklerinden gafil olduklar� i�in kendilerine yaln�zca d�nya hayat�n� hedef edinirler. Bu nedenle de d�nyevi de�erlere b�y�k bir h�rsla ba�lan�r, bunlar�n hi�bir �ekilde zarar g�rmesini istemezler. B�yle bir ihtimalden dahi b�y�k endi�e duyarlar. Ayn� durum iman� zay�f ya da m�naf�kane karaktere sahip olan kimseler i�in de ge�erlidir. Bu ahlak� ya�ayan insanlar tarih boyunca, d�nyevi menfaatlerine zarar gelir endi�esiyle peygamberlerin tebli�lerinden y�z �evirmi�, onlar�n g�sterdi�i hak yola uymaktan ka��nm��lard�r.

Bu durumun sebeplerinden biri ise Kuran'da ��yle a��klanm��t�r:

Vicdanlar� kabul etti�i halde, zul�m ve b�y�klenme dolay�s�yla bunlar� inkar ettiler. Art�k sen, bozguncular�n nas�l bir sona u�rat�ld�klar�na bir bak. (Neml Suresi, 14)

Ayetin a��klamas�ndan da anla��laca�� gibi, insanlar kalben ve vicdanen do�ru olan� kavrad�klar� halde nefislerine uyduklar� i�in el�ilerin kendilerini �a��rd�klar� ger�ekleri reddetmi�lerdir. Hadislerde i�aret edildi�ine g�re, tarih boyunca tekrarlanm�� olan bu durum t�m peygamberler ve Hz. �sa i�in oldu�u gibi, Hz. Mehdi (a.s.) i�in de s�z konusu olacakt�r. �nsanlar bu m�barek �ah�slar�n �st�nl�klerini vicdanen kavrayacak ancak nefislerinin etkisinde kalarak onlar�n durumlar�n� anlamazl�ktan geleceklerdir. Hz. �sa'y� ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi kabul etmemek, onlara destek olmamak ve onlardan uzak durabilmek i�in ise �e�itli bahanelerin ard�na s���nacaklard�r. Kuran'da, bu bahane y�nteminin, tarih boyunca ya�am�� olan t�m m�naf�klar�n kulland��� bir y�ntem oldu�u haber verilmektedir: Vicdanen, kalben ve aklen �ok iyi kavrad�klar� halde anlamazl�ktan gelmek ve bunun i�in de t�rl� bahaneler bulmak. Peygamberimiz (sav)'le birlikte m�cadeleye kat�lmaktan ka��nan kimseler, s�zde "g�� yetiremedikleri" (Tevbe Suresi, 42); "evleri a��k oldu�u" (Ahzab Suresi, 13); "mallar�n�n ve ailelerinin kendilerini me�gul etti�i" (Fetih Suresi, 11)... gibi bahaneler �ne s�rm��lerdir. Ge�mi�te pek �ok kez ya�anm�� olan bu durum ahir zamanda da ya�anacakt�r. �nsanlar�n b�y�k bir k�sm�, menfaatlerine zarar gelir, maddi ve manevi kayba u�rarlar endi�esiyle Hz. Mehdi (a.s.)'den y�z �evirecek, hatta ona cephe alacaklard�r. Aileler de mallar�na, o�ullar�na ve ticaretlerine zarar gelece�ini d���nd�kleri i�in bundan korkacak ve Hz. Mehdi (a.s.)aleyhinde tav�r alacaklard�r. Vicdanlar� yerine nefisleriyle hareket edecekleri i�in de i�ine d��t�kleri bu durumu fark edemeyeceklerdir. Kuran'da bu durum hakk�nda ��yle haber verilmektedir:

De ki: "E�er babalar�n�z, �ocuklar�n�z, karde�leriniz, e�leriniz, a�iretiniz, kazand���n�z mallar, az kar getirece�inden korktu�unuz ticaret ve ho�unuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Res�l�'nden ve O'nun yolunda cehd etmekten (�aba harcamaktan) daha sevimli ise, art�k Allah'�n emri gelinceye kadar bekleyedurun. Allah, fas�klar toplulu�una hidayet vermez. (Tevbe Suresi, 24)

Oysa Kuran ayetlerinde insanlar�n nefislerinin �ne s�rece�i bu t�r bahanelerin ge�ersizli�i bizlere haber verilmi�tir. Dolay�s�yla Kuran ayetleri do�rultusunda vicdan�n� kullanarak d���nen her insan, bu konuda do�ruyu g�rebilecek ve Hz. Mehdi (a.s.) ortaya ��kt���nda onu tan�mas�na engel olabilecek bu gibi bahanelerin ge�ersizli�ini anlayabilecektir.

Kuran Ahlak�ndan Tamamen Uzakla��ld��� Bir D�nemde Ortaya ��kmas�,
Hz. Mehdi (a.s.)'nin Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Hadislerde ahir zaman�n iki devirden olu�tu�u haber verilir. Birinci devir d�nyan�n maddi ve manevi zorluklar i�inde olaca��, insanlar�n b�y�k bir ahlaki bozulmaya u�rayacaklar� d�nemdir. �kinci devir ise �slam alimlerinin "Alt�n�a�" olarak adland�rd�klar�, Kuran ahlak�n�n d�nya �zerinde hakim olaca�� bir refah d�nemidir.

�nsanlar�n din ahlak�ndan uzakla��p nefislerinin pe�inden gittikleri, her t�rl� haddi a�man�n, sapk�nl���n, ahlaks�zl���n s�n�rs�z olarak ya�and��� bu ilk d�nem, Hz. Mehdi (a.s.)'nin ortaya ��kaca�� ahir zaman�n da �nemli i�aretlerini olu�turmaktad�r. Peygamberimiz (sav)'in bundan yakla��k 14 y�zy�l �nce haber verdi�i ve "k�yamet alametleri" olarak adland�r�lan bu i�aretler incelendi�inde �ok ola�an�st� bir durumla kar�� kar��ya olundu�u g�r�lmektedir: K�yamet alametlerinin �ok b�y�k bir b�l�m� g�n�m�zde ger�ekle�mi� bulunmaktad�r. Bu durum Hz. �sa'n�n yery�z�ne ikinci kez geli�inin, Hz. Mehdi (a.s.)'nin ��k���n�n ve Kuran ahlak�n�n t�m d�nyada hakim olaca�� d�nemin yakla�m�� oldu�unu bizlere g�stermektedir. (En do�rusunu Allah bilir). Ancak di�er yandan ahlaki dejenerasyonun bu kadar �iddetlenmesi, haramlar�n helal say�lmas�, insanlar�n ge�im s�k�nt�s� i�ine d��mesi, yoksullu�un artmas� ve Allah'�n a��k�a inkar edilir hale gelmesi gibi olaylar, insanlar�n Allah'�n ve ahiretin varl���n� unutarak d�nya hayat�na dalmalar�na neden olmaktad�r. Peygamberimiz (sav)'den nakledilen hadis-i �eriflerde ahir zamanda d�nyan�n pe�pe�e i�ine d��ece�i bu karma�a ��yle bildirilmektedir:

K�yamet alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncuklar�n art arda kopmas� gibi.43


Fuhu� a��k olmadan... k�yamet kopmaz.44


B�y��e sayg�, k����e merhamet kalkacak. Zina �ocuklar� �o�alacak. O kadar ki ki�i sokak ortas�nda kad�nla zina edecek.45


Masum insanlar katloluncaya kadar Hz. Mehdi (a.s.) ��kmayacak ve katliamlara yerde ve g�ktekiler, art�k tahamm�l edemez bir hale geldi�inde zuhur edecektir...46


Ahir zamanda �mmetimin ba��na sultanlar�ndan �iddetli belalar gelir, �yle ki yerler M�sl�manlara dar gelir.47


Hz. Mehdi (a.s.), b�t�n haramlar�n helal say�ld��� b�y�k bir fitneden sonra ��kacakt�r.48

Peygamber Efendimiz (sav) bir di�er hadisinde m�minlerin ahir zaman�n bu karma�as� i�indeki durumlar�n� �u �ekilde haber vermektedir:

Takva sahibi m�min de onlar�n aras�nda de�i�tirmeye, d�zeltmeye muktedir olamad��� k�t�l�klerden dolay� tuzun suda erimesi gibi kalbi eriyecek...49

B�ylesine b�y�k bir bozulman�n ya�and��� s�rada Hz. Mehdi (a.s.)'nin geli�i ve faaliyetleri insanlar�n b�y�k �o�unlu�u taraf�ndan ilk anda fark edilmeyebilir. Kuran ahlak�ndan uzak olan insanlar, Hz. Mehdi (a.s.)'nin �al��malar�n�, tebli�inin �z�n� ve din ahlak�n� yaymak i�in yapt��� b�y�k fikri m�cadeleyi tam olarak kavramayabilirler. D�nya �zerinde ya�anan karma�an�n, fakirli�in, sava�lar�n ve ahlaki dejenerasyonun ancak Kuran ahlak�n�n ya�anmas� ile sona erebilece�ini anlayamayabilirler. Bu durumlar� Hz. Mehdi (a.s.)ve cemaatinin �nemini ve �al��malar�n�n amac�n� kavramalar�n� engelleyebilir. Hatta tam aksine Hz. Mehdi (a.s.)ve cemaatinin Kuran ahlak�n� tebli� etme y�n�ndeki samimi �abalar� bu ki�ileri rahats�z edip, Hz. Mehdi (a.s.)'ye kar�� yap�lan haks�z su�lamalar�, at�lan iftiralar� desteklemelerine neden olabilir. Onun ve yan�ndakilerin Kuran ahlak�n� yaymak i�in hizmet etmekten vazge�melerini �srarla isterler. Kuran ayetlerinde de iman etmeyenlerin bu sapk�n istekleri ��yle haber verilmektedir:

... Onlar sizin inkar etmenizi i�ten arzu etmi�lerdir. (M�mtehine Suresi, 2)

Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki i�aretlere g�re, ahir zamanda toplumun genelinde olu�an bu ruh hali, Hz. Mehdi (a.s.)'nin halk taraf�ndan te�his edilmesini ve ger�ek s�fat�yla tan�nmas�n� engelleyecektir. �nsanlar�n bu m�barek zat�n �st�n ahlak �zelliklerini, Allah yolunda yapt��� samimi ve faydal� hizmetlerini g�rmelerine mani olacakt�r.

Hz. Mehdi (a.s.)'nin Bir �ahs� Manevi Olaca�� �ddialar�
Onun Tan�nmas�n� Engelleyecektir

Peygamberimiz (sav) taraf�ndan ahir zamanda g�nderilece�i m�jdelenmi�, yery�z�ndeki fitneleri ortadan kald�racak, t�m d�nyaya bar��, adalet, bolluk, huzur, mutluluk ve refah getirecek �ok m�barek ve de�erli bir �ah�s olan Hz. Mehdi (a.s.)'nin ortaya ��k��� y�zy�llard�r �slam �mmeti taraf�ndan beklenen m�jdeli bir olayd�r. Nitekim rivayetlerde Hz. Mehdi (a.s.)'nin ��k�� alameti olarak bildirilen olaylar�n pek �o�unun art arda ger�ekle�mesi, bu m�jdenin ger�ekle�mesinin yak�n oldu�unun a��k bir g�stergesidir. Peygamber Efendimiz (sav)'in �ok say�daki hadisinde ismiyle, vas�flar�yla ve yapaca�� i�lerle ayr�nt�l� olarak tarif edilen Hz. Mehdi (a.s.)'nin gelece�ine dair Kuran ayetlerinde de i�ari anlamlarda �e�itli m�jdeler vard�r.

Bedi�zzaman Said Nursi'nin a��klamalar� da, Kuran'da yer alan i�aretler ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleriyle ayn� do�rultudad�r. Ancak Bedi�zzaman'�n eserlerinde kulland��� "�ahs-� manevi" kavram� konusundaki yanl�� anla��lma Hz. �sa gibi, Hz. Mehdi (a.s.)i�in de s�z konusudur. Rivayetlerden ve �slam alimlerinin a��klamalar�ndan Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir �ahs-� manevi olmayaca��; fiziksel �zelliklerine, karakter ve ahlak�na, nesebine (soyuna) kadar detayl� olarak tarif edilmi� m�barek bir �ah�s olaca��, a��k ve net bir bi�imde anla��lmaktad�r. Ancak elbette ki Hz. Mehdi (a.s.)'nin de kendisinden �nceki t�m el�iler gibi bir �ahs-� manevisi olacakt�r. Hatta rivayetlerde bu �ahs-� manevinin b�t�n yery�z�n� kaplayaca�� bildirilmi�tir. Dolay�s�yla Hz. Mehdi (a.s.) kendisine tabi olanlar�n yani �ahs-� manevisinin �nderi olarak bulunacakt�r. Nitekim Bedi�zzaman'�n yaz�lar�nda da bu konuyu net olarak a��klayan bir�ok yorum bulunmaktad�r. Bedi�zzaman'�n a�a��da yer alan s�zlerinde Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir �ahs-� manevi de�il, bir zat� temsil etti�ine dair a��klamalar�, hi�bir ihtilafa yer vermeyecek kadar a��k ve nettir. Bedi�zzaman'�n Hz. Mehdi (a.s.) i�in kulland��� "o zat" ya da "o �ah�s" gibi ifadeler, �ahs-� manevi kavram� konusundaki yanl�� anla��lmalara a��kl�k getirmektedir:

Hem de o e�has�n (o �ah�slar�n) �ahs-� manevisine veya temsil ettikleri cemaate ait asar-� azimeyi (fevkalade eserleri, izleri) o e�has�n (�ah�slar�n) zatlar�nda tasavvur ederek �yle tefsir etmi�ler ki, O E�HAS-I HAR�KA (harika �ah�slar, yani Hz �sa ve Hz. Mehdi (a.s.)) ��kt�klar� vakit b�t�n halk onlar� tan�yacak gibi bir �ekil vermi�ler.50

Bedi�zzaman bu s�z�nde Hz. �sa ve Hz. Mehdi (a.s.) i�in "o e�has-� harika" ifadesini kullanarak, her ikisinin de birer �ahs-� manevi de�il, birer �ah�s olarak geleceklerini a��k�a belirtmi�tir.

... Ahir zaman�n O B�Y�K �AHSI, Al-i Beytten (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) olacak.51

Bedi�zzaman burada da "ahir zaman�n o b�y�k �ahs�" s�zleriyle Hz. Mehdi (a.s.)'nin ahir zamanda gelecek olan bir �ah�s oldu�unu tekrarlam��t�r. Hz. Mehdi (a.s.)'nin Peygamberimiz (sav)'in soyundan olaca��n� belirtmi� olmas� ise, Bedi�zzaman'�n Hz. Mehdi (a.s.)'den bir �ahs-� manevi olarak bahsetmedi�ini �ok a��k bir �ekilde ortaya koymaktad�r. Zira bir �ahs-� manevinin bir ba�ka insan�n soyundan gelebilmesi s�z konusu olamaz.

... Ben de onlara demi�tim: "Ben, kendimi seyyid (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) bilemiyorum. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki ahir zaman�n O B�Y�K �AHSI, Al-i Beytten (Peygamberimiz (sav)'in ailesinden) olacakt�r." 52

Bedi�zzaman bu s�z�nde de yine "ahir zaman�n o b�y�k �ahs�" diyerek Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir �ahs-� manevi de�il bir �ah�s oldu�unu a��k�a belirtmektedir.

Bedi�zzaman, "Hz. Mehdi (a.s.)'nin Peygamberimiz (sav)'in soyundan olaca��n�" bu s�z�nde de bir kez daha a��kl��a kavu�turmaktad�r. Yukar�da da a��kland��� gibi, Peygamberimiz (sav)'in soyundan gelebilmesi i�in Hz. Mehdi (a.s.)'nin ancak bir insan olmas� gerekmektedir ki Bedi�zzaman da bu s�z�yle bu ger�e�i a��k�a vurgulamaktad�r.

Ahir zaman�n en b�y�k fesad� zaman�nda; elbette en b�y�k bir m��tehid (i�tihad eden b�y�k �slam alimi), hem en b�y�k bir m�ceddid (her y�zy�l ba��nda dini hakikatleri devrin ihtiyac�na g�re ders vermek �zere g�nderilen b�y�k �slam alimi, yenileyen, yenileyici), hem hakim, hem Mehdi, hem m�r�id (do�ru yolu g�steren ki�i), hem kutb-u a'zam (M�sl�manlar�n kendisine ba�land�klar� b�y�k evliyalardan, zaman�n en b�y�k m�r�idi) olarak B�R ZAT-I NURAN�Y� (nurani �ahs�) g�nderecek ve O ZAT DA Ehl-i Beyt-i Nebeviden (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) olacakt�r.53

... bir m��tehid

... bir m�ceddid

... h�kim

... mehdi

... m�r�id

... kutb-u a'zam

... bir z�t-� nuran�

Bedi�zzaman'�n bu s�z�nde kulland��� yukar�daki say�lan vas�flar, anlamlar�ndan da anla��laca�� gibi ancak bir ki�iye ait olabilecek �zelliklerdir.

Ayr�ca Bedi�zzaman Said Nursi Hz. Mehdi (a.s.)'nin "bir zat-� nurani" oldu�undan bahsetmektedir. E�er Bedi�zzaman Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir �ahs-� manevi oldu�unu vurgulamak isteseydi burada "bir zat-� nuraniden" de�il, "bir �ahs-� manevi-i nuraniden" bahsederdi.

Ayr�ca burada �ah�s kelimesinden �nce kullan�lan "bir" kelimesi de bu konuyu bir kez daha a��klamaktad�r. "Zat" ise yine birlik ve �ah�s ifade eden bir kelimedir. Bedi�zzaman burada a��k�a, "bir zat" ifadesini kullanm��t�r; "iki" ya da "birileri" dememi�tir. Dolay�s�yla Bedi�zzaman Said Nursi'nin t�m bu a��klamalar�, Hz. Mehdi (a.s.)'den bir �ahs-� manevi olarak bahsetmedi�ini kesin bir �ekilde ispatlamaktad�r. (Ayr�nt�l� bilgi i�in bkz. Adem Yakup, �ahs� Manevi Yan�lg�s�)

Bedi�zzaman'�n t�m bu a��klamalar�ndan da anla��laca�� gibi, tarih boyunca g�nderilmi� t�m el�iler gibi, Hz. Mehdi (a.s.) de bir �ah�s olarak gelecektir. Ancak onun da bir �ahs-� manevisi olacakt�r. Onun tebli� faaliyetinden, m�cadelesinden, icraatlar�ndan ortaya ��kacak bir Mehdiyet cereyan� olacakt�r. Fakat Hz. Mehdi (a.s.)'nin kendisi de bizzat i�in ba��nda olacakt�r. Zaten b�t�n bu olaylar�n ger�ekle�ebilmesi i�in en ba�ta Hz. Mehdi (a.s.)'nin bizzat �ah�s olarak g�nderilmesi gerekmektedir. Dolay�s�yla Hz. Mehdi (a.s.)'nin �ahs-� manevisi de ona tabi oland�r. Bu �ahs-� manevinin ba��nda da lider olarak kendisi bulunmaktad�r. Ancak hem Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde hem de �slam alimlerinin a��klamalar�nda bu konuya ili�kin izahlar �ok a��k olmas�na ra�men, ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir �ah�s de�il, bir �ahs-� manevi olaca�� iddialar�n�n �ne s�r�lmesi insanlar�n bu konuyu do�ru de�erlendirebilmelerini engelleyecek olabilir.

Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir �ahs-� manevi olarak gelece�ine inanmalar�, bu insanlar�n, bu kutlu �ahs�n geli�ini beklemelerini, onu tan�maya ve bulmaya �al��malar�n� ve b�ylece onu fark etmelerini engelleyecek olabilir. (En do�rusunu Allah bilir)

Dipnotlar:

27 El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed �bn-i Hacer-i Mekki, s. 31
28 Kitab-�l Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Ali b. H�sameddin el-Muttaki, s. 14
29 Kitab-�l Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14
30 Kitab-�l Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55
31 El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, , s. 23
32 Kitab-�l Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, , s. 12
33 Mehdilik ve �mamiye, �brahim S�leymano�lu, s. 40
34 S�nen-i �bni Mace, 10/259
35 Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 189
36 Barla Lahikas�, s. 162
37 Cumhuriyet, 10 May�s 1935
38 Mektubat, s. 456
39 Necmettin �ahiner, Bilinmeyen Y�nleriyle Bedi�zzaman Said Nursi, s. 89-95.
40 Cumhuriyet, 21 Nisan 1964
41 Lemalar, s. 244
42 �ualar, s. 410
43 Ramuz-El Ehadis, 277/6; Cami�'s-Sagir, 3/167
44 Ramuz-El Ehadis, 91/7
45 K�yamet Alametleri, s. 140
46 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37
47 Kitab-�l Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12
48 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23
49 M�fid�'l-Ulum ve M�bid�'l-H�m�m, s. 218; �mam �ar'ani, �l�m-K�yamet-Ahiret ve Alametleri, s. 456
50 S�zler, s. 343-344
51 �ualar, s. 442
52 Emirda� Lahikas�-1, s. 267
53 Mektubat, s. 411, 412, 441

 
 

ANA SAYFA - S�TE HAR�TASI

Yazar Hakk�nda - Di�er Siteler

Bu sitede yay�nlanan t�m materyali, siteyi referans g�stermek ko�uluyla telif hakk� �demeksizin kopyalayabilir ve �o�altabilirsiniz. www.hazretimehdi.com

T�RK�E KURAN-I KER�M - B�ZE DESTEK OLUN - HAD�S K��ES�

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."